12 YILDIR AYNI HEYECANLA YOLUMUZA DEVAM EDİYOR, GELECEĞE YÜRÜYORUZ

12 YILDIR AYNI HEYECANLA YOLUMUZA DEVAM EDİYOR, GELECEĞE YÜRÜYORUZ

Bu sayımızda biraz farklı bir yol izleyerek mikrofonlarımızı sektör temsilcileri ve firmaları yerine kendimize çevirdik. Çimento ve beton bileşenleri sektörünün tek özel yayını olarak uzun yıllardır kesintisiz şekilde hayatına devam eden CemenTürk’ün ve yaratıcı çözümleri ile farklı alanlarda hizmetler sunan Ajans GN’nin kurucusu Nurhan Gürel ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. CemenTürk dergisinin yanı sıra grafik tasarım, organizasyon, kreatif çalışmalar, promosyon gibi alanlarda etkili çözümler geliştiren Ajans GN’nin hikayesi ve çalışmalarını tanımaya ne dersiniz?

Çimento ve beton bileşenleri sektörünün tek özel yayını CemenTürk ve Ajans GN’nin hikayesinden önce sizi biraz yakından tanıyarak sohbetimize başlayalım. Nurhan Gürel kimdir? Bize kendinizden kısaca bahseder misiniz?
1982 yılında Tokat’ta dünyaya geldim. Lise eğitimime kadar Turhal’da yaşadım ve liseye başladığım yıl ailemle İstanbul’a yerleştim. İstanbul’da önce liseyi bitirdim. Ardından da üniversitede Dış Ticaret okudum. Dış ticaret sektöründe 1 yıl kadar çalıştım ve burada farklı deneyimler elde ettim. Bu 1 yılın sonunda ajans hizmetleri veren, gazete ekleri ve dergi çıkaran bir firmaya geçtim. Burada da 3 yıl boyunca farklı görevlerde çalıştım.

Sonraki aşamada ise Ajans GN’yi kurma fikrim gelişti. Şirketi açtığımda 26 yaşındaydım. Daha sonra çimento ve beton sektörüne hızlı bir giriş yaparak, sektörün bugün çok takip edilen ve basılıp dağıtılan, CemenTürk dergisini çıkarmaya başladım. 12 yıldır başta çimento ve beton bileşenleri olmak üzere bu işe gönlünü vermiş biri olarak çalışmaya devam ediyorum. Zamanla derginin yanında farklı çalışmaları da ekledik.

Çimento ve beton sektörlerine girme kararını nasıl aldınız?
Daha önce çalıştığım ve ulusal bir gazetenin sektörel sayfalarını hazırladığım bir firmada, benim alanım çimento ve beton sektörleriydi. Aslında bu sektörleri, dergiyi çıkarmaya başlamadan da yakından takip ediyor ve çok iyi biliyordum. Burada 3 yıl kadar çalıştıktan sonra aynı yerde çalışan bir arkadaşımla 1 yıl ortak bir şeyler yapmaya çalıştık ama yürümedi. Sonrasında tek devam etmeye karar verdim. Genel olarak aldığım eğitim de bu mesleklerle pek yakından ilgili değildi. Dış ticaret okuyan biri olarak bu işlerin genel olarak bana uygun olmadığını biliyordum. Ama bu işin temelinde olan ve benim de kişisel olarak yetkinliğimin olduğu iletişim ve yeni insanlarla tanışmanın burada işe yarayabileceğini düşündüm. İnsanlarla iletişim içinde olmayı ve yeni insanlar tanımayı çok seviyorum. Yalnız devam etmeye karar verdiğimde ve Ajans GN’yi kurduğumda, çimento ve beton sektörü ile ilgili de bir şey yapmalıyım dedim. Tam bu noktada İTÜ İnşaat Fakültesi’nden Doç. Dr. Hasan Yıldırım bana destek olarak bir sektör dergisi çıkarmam konusunda teşvik etti.

Bu sektöre adım atarken hiçbir zaman erkek egemen olma durumunu düşünmedim. İnsan insana iletişime çok önem verdiğim ve herkese bu şekilde yaklaştığım için erkek dünyasında dergi çıkaran bir kadın olmanın zorluğunu da yaşamadım. Çimento sektörü gerçekten eğitim ve kalite olarak da üst düzey insanların olduğu bir alan. İletişimde ve kabul görmede bu anlamda çok sıkıntı yaşamadım. Beni içlerine aldıkları ve destek oldukları her konu için ayrıca herkese teşekkür etmek isterim.

Çimento ve beton sektörüne girerken yaşadığınız en büyük zorluk neydi?
Sektör, alışkanlıklarından çok zor vazgeçen ve kendi içlerinde bile bazen birini kabullenmeleri çok zor olan bir sektör. Sektöre ilk girmeye çalıştığımda destek görmekte zorlandığımı söyleyebilirim. Çok direndim ama sanırım çok da sabırlıydım. Karakter olarak bir işten asla vazgeçmiyorum. Sonuçlarının kötü olacağını bilsem bile onu sonuçlandırmak, ondan bir sonuç almak benim karakterimde var. O yüzden de vazgeçmedim. Bugün dönüp geriye baktığımda, iyi ki de vazgeçmemişim ve ekibimi güçlendirerek yola devam etmişim diyorum. Sektörde çok söylenen bir söz var: “Çimentonun tozunu yutan vazgeçemez” derler. Bende de öyle odu galiba. 12 yıldır hiç ara vermeden hem basılı hem online olarak CemenTürk’ü çıkarmaya devam ediyoruz ve sosyal medyalarda bilgi akışlarını destekliyoruz.

Bize biraz CemenTürk’ten bahseder misiniz? Cemen- Türk olarak neler yapıyorsunuz?
CemenTürk, çimento ve beton sektörlerine ve de onların tedarikçilerine hizmet veren bir sektör dergisi.Dergi içerisinde haberler, teknik makaleler, röportajlar, ürün tanıtımları gibi çalışmalara düzenli olarak yer veriliyor. Cementürk, iki ayda bir Türkçe-İngilizce olarak hiç ara vermeden bugüne kadar geldi. Çimento dünyada ve Türkiye’de çok büyük ve hiç bitmeyecek bir pazar. Türkiye, Avrupa’nın birincisi, dünyanın da üçüncü büyük çimento pazarına sahip. Bu sektör tüm dünyaya hitap ettiği için derginin ikinci yılında Türkçe-İngilizce olarak devam etme kararı aldık. Yurt dışına gönderimlerimizi dijital ortamda yapıyoruz. Aynı zamanda cementurk.com.tr internet sitesinde de düzenli olarak yer verdiğimiz haberler, teknik makaleler, röportajlar ve online dergimiz ile sektörde daha geniş kitlelere ulaşabiliyoruz. Siteye girişlerin çok yüksek olması bizim doğru yolda olduğumuzun kanıtı.

Ajans GN nasıl bir vizyon ile yola çıktı?
Ajans GN’yi ilk kurduğumuzda tasarım ağırlıklı hizmet verme taraftarıydık. Ama yayıncılık da benim kişisel olarak çok sevdiğim bir işti. Ben bu işe 26 yaşında başladım. İstekli, vizyoner bakış açımla öğrenmeye her zaman daha açıktım ve çok yoğun çalışıyordum. Sektörle ilgili içeriğe daha hakim olabilmek için danışman hocalarımın derslerine girdiğim oluyordu. Çünkü insanlarla görüşmeye gittiğiniz anda onlarla ortak bir şeyler konuşabiliyor olmanız gerekiyor. Olabildiğince çok fazla kişiyle iletişime girmeye çalıştım, onların beni tanımasını sağladım. Çünkü bu sektörde gerçekten bir şeyleri var etmek çok kolay değil. Ben bunu çok net anlamıştım işin başında. Bu işi çok iyi yaparsam kabul göreceğimi biliyordum. Bir noktadan kabul görüp, CemenTürk Dergisi olarak marka bilinirliğimizi artırmaya başladık. Bundan sonra sıra organizasyonlara geldi. CemenTürk Dergisi olarak da düzenli olarak organizasyonlar yapmak istiyorduk. 12 yılda ajans hizmetiyle birlikte birçok organizasyonu yürüttük. Ve 2019 Aralık ayında “CemenTürk 2020 Semineri” için planlamalara ve otel görüşmelerine başlamıştık. Ama pandemi ile birlikte Türkiye’nin ve dünyanın içinde bulunduğu bu süreçten dolayı planlarımızı durdurmak zorunda kaldık.

Planlarınızı ertelemişsiniz ama yine de bize “CemenTürk 2020 Semineri” için planlarınızdan bahseder misiniz?
Aslında çok uzun zamandır hedeflerimiz arasında CemenTürk seminerlerini düzenli olarak yapmak var. Bu seminerlerle, içerikte çok da teknikle boğmayan ama bütün sektörü bir arada tutup sektör çalışanlarının gündemi yakalayabilecekleri, yeni teknolojilk gelişmeler hakkında firmaların kuracakları bilgilendirme alanları ile bilgilenebilecekleri ortamı yaratmayı hedefliyoruz. Aynı zamanda eğlenceli aktivitelerin de yapılacağı bir ortam yaratmayı hayal ediyoruz.

CemenTürk dergisi sadece ulusal değil küresel alanda da bilinirliği artan bir dergi olmaya başladı. Her iki yerde de etkileşimlerimiz çok fazla. Küresel arenada çimento sektörüne hizmet veren birçok dergi ya da birçok organizasyon firması var. Biz de bu organizasyon firmaları kadar işimizde çok iyiyiz. Ama bu seminerler gerçekleşecekse sektörden çok fazla desteğe ihtiyacımız olacak. Bir Türk firması olarak biz de bu işlerin içinde yer almak istiyoruz. Tüm bunlar için en kısa sürede pandeminin bitmesini ve normalleşme sürecinin başlamasını umut ediyoruz.

Bu sektöre 26 yaşında bir kadın girişimci olarak girmişsiniz. Bugün olsa aynı cesareti gösterir miydiniz?
Çok genç bir yaşta girdim sektöre. Kendime olan güvenim, bu işi yapmak ile ilgili heyecanım beni cesaretlendirmişti o dönemde. Ve bu işi yapabileceğime inanan da çok insan vardı etrafımda. Bu nedenle çok da düşünmeden girdim sektörün içine ve hemen aksiyon aldım. Sektörün zorluğunu aslında ben yaşayarak anladım. Bugünün şartları çok daha farklı, insanlar artık bir şeyleri kaybetmekten, risk almaktan çok daha fazla korkuyor. Ama yine de kararlıysam bir yolunu bulur aynı cesareti gösterirdim.

Pandemi ile birlikte sizin faaliyetleriniz nasıl şekillenecek?
Her sektör gibi hem ajans tarafında hem de CemenTürk tarafında bizler de bu süreçten etkilendik. Ama pandemi bizim çalışma disiplinimizde bir değişiklik yaratmadı. Ekip olarak disiplinli çalışmayı seviyoruz ve ne olursa olsun sektöre karşı bir sorumluluk duyuyoruz. Bu süreçte biz de evde çalışma sistemine geçtik ve ofise gitmeden de disiplinle çalışabildiğimizi deneyimlemiş olduk. 12 yıldır bir sayının bile atlandığı olmadı, 70. sayıya ulaştık. Bundan dolayı çok gururluyuz. Çalışmalarımızı online ve basılı da devam ettirmeye devam edeceğiz. Yeni dönemle birlikte sektörel webinarlar, online söyleşiler yapmak planlarımız arasında.

Çok fazla iş konuştuk. Peki, iş dışında neler yapıyorsunuz?
Dostluklar ve aile ilişkileri benim için çok önemli. Bu noktada sık sık sevdiklerimle bir arada olmaya özen gösteriyorum. Çok fazla kitap okuyorum ve öyle ki kitap okumak benim için yemek, içmek gibi bir ihtiyaca dönüştü yıllar içinde. Spor hayatımın olmazsa olmazı. Bana kendimle kalma alanları yarattığı için çok seviyorum. Yeni tatlar denemek, yeni yerler keşfetmek içinde kendime fırsatlar yaratıyorum.