Sanayinin her alanında çarkların dönmesini sağlayan şirket; SKF Rulman deyince akla gelen ilk firma. 1907 yılında kurulmuş, 1928 yılından beri de Türkiye’de faaliyet gösteriyor. 22 yıldır SKF bünyesinde dünyanın çeşitli ülkelerinde görev yapan Türkiye Genel Müdürü Stipe Zlatar ile şirketi, sektörü ve geleceği konuştuk.

Sanayinin her alanında çarkların dönmesini sağlayan şirket; SKF Rulman deyince akla gelen ilk firma. 1907 yılında kurulmuş, 1928 yılından beri de Türkiye’de faaliyet gösteriyor. 22 yıldır SKF bünyesinde dünyanın çeşitli ülkelerinde görev yapan Türkiye Genel Müdürü Stipe Zlatar ile şirketi, sektörü ve geleceği konuştuk.

Şirketinizden bahseder misiniz? Hangi alanlarda faaliyet gösteriyor? Büyüklüğü nedir ve nasıl bir yapısı var? Cirosu ve çalışan sayısı nedir? Sektördeki konumuz nasıl?

SKF 1907 yılında Göteborg, İsveç’te kuruldu. Bugün SKF’nin 45000 çalışanı var, 130 ülkede varlık gösteriyor, 108 imalat birimi ve 10 büyük deposu var. Cirosu 2016 yılında 72,8 milyar SEK (yaklaşık 7,3 milyar EUR) idi.

SKF genel endüstri piyasasında pazar lideridir ve birçok önemli endüstride, örneğin demiryolu ve enerji endüstrilerinde net bir liderlik konumu bulunmaktadır. Diğer endüstrilerde liderlik konumu paylaşılmaktadır.

SKF endüstriyel piyasa için rulmanlar, keçeler, yağlama sistemleri ve durum izleme sistemleri dahil geniş bir dizi ürün geliştirmekte ve imal etmektedir. Makine sağlığı, güvenilirlik mühendisliği ve yeniden imalat alanlarında dönen mil etrafında geniş bir dizi hizmet ve çözüm de sağlamaktadır.

SKF 1928’den beri Türkiye’de faaliyet göstermektedir ve tarihsel olarak ülkemizdeki en eski yabancı şirketlerden biridir. İstanbul’da iki, Adana, Ankara ve İzmir’de birer lokasyonda faaliyetlerini sürdürmektedir. Müşteri taleplerine mümkün olan en kısa süre içerisinde cevap vermek için, stokunda 10.000’i aşkın kalem bulunan yerel bir depomuz bulunmaktadır. Türkiye’nin her yanında 100’den fazla Yetkili Distribütör ve alt bayilerden oluşan geniş bir dağıtım ağımız da bulunmaktadır. SKF’nin tüm global kaynaklarını müşterilerimiz için erişilebilir kılmak üzere, İstanbul’da benzersiz bir fabrika olan SKF Çözüm Fabrikası’nı kurduk. Bu fabrika müşteriye özgü çözümler sunmak için insanları, hizmetleri ve teknolojileri bir araya getiriyor.

Hizmet çözümlerinizden bahseder misiniz? Şirketinizin sunduğu çözümlerin avantajları nelerdir? Mühendislik ve danışmanlık hizmetleriniz nelerdir?

SKF Türkiye olarak her türlü sektörden müşterilerimize çok geniş bir servis portföyü ile hizmet etmekteyiz. Servis çözümlerimizi müşteri sahasında ve kendi tesislerimizde gerçekleştirdiklerimiz olarak iki ana kapsamda tanımlamamız mümkün olacaktır.

Deneyimli servis ekiplerimiz ile müşteri sahasında gerçekleştirdiğimiz rulman montaj ve demontajı, eksen ayar ve balans hizmetleri, vibrasyon analizi ve raporlaması, termal görüntüleme, kök-neden analizi, yağlama programı ve varlık yönetimi teknik danışmanlığı ve eğitim hizmetleri bu faaliyetlerden bir kısmını oluşturmaktadır.

Saha hizmetlerimizin yanı sıra 2010 yılından bu yana ülkemizde faaliyetlerini sürdüren Solution Factory Türkiye’de çok değişik ürün ve hizmetlerimiz ile müşterilerimize özel mühendislik çözümleri sunmaktayız. “Solution Factory”, SKF’in global olarak bir çok ülkede tesis ettiği, müşterilerine bir çözüm ve servis partneri olabilmek amacıyla büyük önem vererek hizmet kapasitesini her geçen gün daha da genişlettiği bir servis birimidir. Ana başlıklar halinde bu faaliyetlerden söz edecek olursak; spindle (fener mili) tamir ve revizyonu, özel keçe ve sızdırmazlık elemanlarının imalatı, demiryolu rulmanlarının bakım ve yenilenmesi, kalibrasyon hizmetleri, proje bazlı imalat ve modernizasyon, balans alma hizmetleri, hidrolik ve mekanik ekipman tamiri, yağlama sistemi ürünleri bakımı, rulmanlarda hasar analizi iş kollarında hizmet veriyoruz. Bu tesisimizde bir nevi terzi işi imalat konsepti ile çalışılmaktadır diyebiliriz.

SKF Türkiye olarak ürün portföyümüzü en iyi şekilde tamamlayıcı nitelikte olan servislerimiz, global bilgi ağımız ve uygulama deneyimlerimiz ile müşterilerimize hızlı ve verimli çözümler sunabilmekteyiz. Günümüzde müşterilerimizin beklentilerinin en başında işletme maliyetlerinin düşürülmesi ve performans artışı yer almaktadır. SKF olarak biz de yeni bir iş modeli ile müşterilerimize uzun süreli kontrat ve işbirliği öneriyoruz. Global projemiz olan “SKF Döner Ekipman Performansı” ile artık sadece ürün satışı yapan bir firma olmadığımızı söylemek mümkün olacaktır. Bundan böyle yapacağımız uzun süreli işbirliği kontratlarıyla SKF teknolojileri, servis ve çözümlerini kullanarak müşterilerimize değer oluşturabilmeyi hedefliyoruz. Bu yeni iş modeliyle birlikte ana faaliyet alanımız olan rulman ve aksesuarlarının müşteri sahasında en üst düzey performans ve ömür ile hizmet vermesini sağlayacak ürün ve servisler bütününü müşterilerimize sunacağız. Mühendislik desteği, uzaktan ve yerinde teşhis ile periyodik durum izleme, mekanik servisler, yeniden imalat ve danışmanlık servislerini bir bütün olarak sunacağımız iş modelinde kapsam dahilindeki ürünleri finansal bir tür kiralama yöntemiyle müşterilerimize sunmuş olacağız. Böylelikle ürün bulunabilirliği, uzun ömür çevrimi, verim artışı, stok ve işçilik maliyetlerinde azalma ve nihai olarak müşterilerimizin nakit akışında iyileştirme ile üretim performansında artışı hedeflemekteyiz.

Bilindiği üzere Endüstri 4.0 ile birlikte performans, esnek üretim ve optimizasyon, bakım gerektirmeyen veya otomatize edilmiş sistemler, kendi kendine öğrenen süreçler ve dijitalizasyon gibi teknolojik kavramlar üretim tesislerinde yer etmiştir. SKF olarak bizler de ürün, servis ve yeni iş modellerimiz ile başta rulman olmak üzere tüm teknoloji platformlarımızda Endüstri 4.0 sanayi devriminin tam olarak ortasındayız diyebiliriz.

Yurtiçi ve yurtdışında inşaat sektöründe ne tür gelişmeler bekliyorsunuz?

Çimento ve inşaat sektörü, ülkemizde kentsel dönüşüm, altyapı projeleri ve devletin inşaat faaliyetlerini destekleyici politikası sayesinde her daim büyüyen ve parlayan bir sektör oldu. Önümüzdeki birkaç yıl içinde yeni oyuncular ve kapasite artışları çimento sektöründeki rekabeti artıracak olsa da hükümetin inşaat sektörü faaliyetlerini destekleyici yönde kararlar almasıyla gelecek yıllarda çimentoda iç talebinde artış olacaktır. Çimento sektörünün yatırım için cazipliğini koruyacağını düşünüyoruz.

Çimento sektöründe geçtiğimiz on yıl içerisinde Orta Doğu, Afrika ve Asya ülkelerinde çimento ihtiyacının önemli ölçüde artış gösterdiği görülmektedir. Bunu takiben de üretim kapasitelerinin batı ülkelerinden Orta Doğu ve Afrika ülkelerine doğru yönelimi başlamıştır.

2017 şirketiniz için nasıl geçti? Sektörünüz ve siz ne kadar büyüdünüz?

2017 boyunca, SKF Türkiye’yi daha müşteri odaklı, yenilikçi ve güçlü bir hale getirdik. Her şey bir müşteri gereksinimiyle başlıyor. İş yapması kolay bir şirket olmak için çok çalışıyoruz ve çalışanlarımız müşterilerimizin beklentilerini sahipleniyor. Nasıl değer kattığımızı açıklayacak olursak, SKF’nin stratejik olarak farklı iki değer sunumu bulunmaktadır. Bir taraftan SKF müşterilerin belirli performans gereksinimlerini karşılayan, talep edilen zamanda rekabetçi bir fiyatla teslim edilen ürünler sağlıyor. Müşterinin geliştirme sürecine mümkün olduğunca etken dahil olmak, artan performans ve rekabetçilikten faydalanabilmelerini sağlıyor. Diğer taraftan, SKF müşterilerinin Döner Ekipman Performansını artırmasına yardımcı olmak için ilave çözümler sağlamaktadır. Dolayısıyla müşteriler işletim maliyetlerini azaltma ihtiyacını görmektedir.

Sonuçlara bakıldığında, 2017 yılındaki başarılarımızdan son derece memnunuz. İki basamaklı bir yüzdeyle büyüdük ve tüm hedeflerimize ulaştık ve hatta aştık.

Türkiye’de 2016 yılında çimento sektörü %5 ve inşaat sektörü ise %6 büyüme göstermiştir. 2017 yılı için de her iki sektörde %5 mertebesinde büyüme ön görülmektedir. Özellikle büyük kamu yatırımlarının devam edeceği önümüzdeki yıllarda da inşaat ve çimento sektörlerinin yine sanayide lokomotif rol üstleneceğini söyleyebiliriz.

Gelecek yıl için hedefleriniz nelerdir?

Türkiye’ye geldiğimden bu yana, tüm çalışanları amaç sahibi eyleme dönük kişiler olmaya ve müşterilerimizi ve SKF’nin üstün menfaatini akıllarında tutarak doğrudan kontrollerindeki işi geliştirmek için sorumluluk üstlenmeye teşvik ediyoruz. Bunların tümü SKF’nin değerleri ve motivasyonlarıyla uyumlu ve SKF İş Ahlakı Tüzüğüne uygundur. 2018 yılında bunu geliştirmeyi sürdürmek istiyoruz.

Elbette temel hedefimiz sürekli büyümek ve Türkiye’deki pazar payımızı artırmak. Buna ulaşmak için, performansa dayalı mühendislik ve teknoloji çözümleriyle servis işimizi güçlendirmeyi planlıyoruz. Ayrıca ürünlerimizin bulunabilirliğini artırmak, yetkili distribütör ortaklarımızı geliştirmek ve yeni ürünler -belirli endüstriler için önerilen çözümler- sunmak istiyoruz.

Gelecek yıl büyümenize ne yardımcı olacak? Yatırıma ilişkin gündeminize neleri dahil etmek isterdiniz?

2018 yılında temel hedefimiz şirketimizin tüm ürün ve servis alanlarında pazar payını karlı bir büyüme ile arttırmak, müşterilerimiz ve iş ortaklarımızla olan ilişkilerimizi geliştirmek, “kazan-kazan” ilkesiyle müşterilerimize katma değer oluşturmak olacaktır. Bu yönde özellikle Solution Factory’de sunduğumuz servis kabiliyetlerimizi ve çeşitliliğimizi geliştirmeyi planlıyoruz. Fener mili tamir merkezi kapasitemizi arttıracak makine ve ekipman yatırımlarının yanı sıra rulmanlarda köksebep analizi yetkinliğimizi arttıracak yatırımlarımız da olacak. Önemli gündem maddelerimizden bir tanesi de “Döner Ekipman Performansı” iş modelinin entegrasyonu ve bu modelin önemli alt başlığı olan rulmanlarda yeniden imalat konseptinin etkin şekilde müşterilerimize anlatılması olacaktır.

Ayrıca rulman montaj ve demontajı uygulamalarında farkındalığı arttırmak ve ülkemizin her köşesinde müşterilerimize erişebilmek düşüncesiyle geçmiş yıllarda dönemsel olarak Türkiye’ye getirdiğimiz SKF Bakım Ürünleri tanıtım aracını yerli olarak tesis etmek ve tanıtım programlarımızın bir parçası haline getirmeyi yine 2018 yılı programımıza almış bulunmaktayız.

Çimento endüstrisine yönelik ürünleriniz ve hizmetleriniz nelerdir?

SKF olarak çimento sektörüne makine ve ekipman imalatı yapmakta olan imalatçı firmalar ile son kullanıcı çimento üretim tesislerine gerek global organizasyonumuz ve gerekse de Türkiye yapılanmamız ile çeşitli ürün ve servisler sunmaktayız. Elbette başta ana üretim alanımız olan rulman ve aksesuarları olmak üzere sızdırmazlık çözümleri, merkezi yağlama sistemleri ve yağlayıcılar, güç aktarım sistemi ürünlerimiz ve servis çözümlerimiz ile çimento sektörüne hizmet etmekteyiz. Sektörün ana ekipman tedariği konusunda dünya çapında üreticileri olan firmalar ile makinelerin tasarım ve üretim aşamalarında birlikte çalışıyoruz. Deneyimli satış ve teknik kardomuz sayesinde ülkemizde çimento fabrikalarını her daim ziyaret ediyor ve bakım ekiplerinin ihtiyaçlarına en hızlı ve etkin şekilde cevap vermeye gayret gösteriyoruz. Çimento sektöründe planlı ve plansız bakım faaliyetlerinde maliyetleri düşürecek nitelikte sayısız ürün ve servislerimiz var. Örneğin çimento tesislerinde yüzlerce adet kullanılan redüktörlerin şarflarında keçe yüzeyindeki aşınma problemini sadece dakikalar içerisinde çözümleyebileceğimiz “speedi sleeve” aşınma bilezikleri, büyük ölçekte rulmanlar için yeniden imalat servisi ile aynı rulmanın tekrar kullanılarak satınalma maliyeti ve teslim sürelerinin asgariye indirilmesi, çok yeni ürünümüz Quick Collect ile bluetooth teknolojisi kullanarak akıllı telefon ve tablet üzerinden makinelerin izlenebilmesi, 1000 mm çapa kadar çok farklı tip malzemeden özel ölçüde keçe imalatı, konkasör ve roller press gibi ekipmanların rulmanlı yataklarında yüksek performans sağlayan gres yağlayıcıları, baca gazı ve filtre fanları gibi yüksek tork ve vibrasyonun olduğu uygulamalarda kullanılan çelik yaylı kaplinler, yine özellikle fan uygulamalarında büyük kolaylık sağlayan CARB serisi rulmanlar ve burada yazılamayacak kadar fazla ürün ve servis ile çimento dünyasına en üst düzey çözümler sunmaktayız.

Ar-Ge ve Sürdürülebilirlik konusundaki çalışmalarınız nelerdir?

SKF’nin sürdürülebilirliği stratejik hedeflerinden biri yapma kararının kaynağı, şirketin faaliyetlerinin ekonomik sonuçlarının yanında, daha geniş çevresel ve sosyal etkilerinden sorumlu olduğu inancıdır. Buna SKF Özen diyoruz ve Grubun sürdürülebilirliğe yaklaşımını dört boyutta tanımlıyoruz: İşte Özen, Çevreye Özen, Çalışanlara Özen ve Topluma Özen. Bu ilkeler Grubun çalışma ve faaliyetlerini sürdürme biçimine rehberlik ediyor.

İşte Özen net ve atanmış bir müşteri odağına dayanıyor. Sonuçlara en yüksek etik davranış standartlarına uygun bir şekilde ulaşılmalı. Çalışanlara Özen emniyetli bir çalışma ortamını garanti ediyor ve SKF çalışanlarının sağlığı, eğitimi ve refahını teşvik ediyor. Çevreye Özen Grubun faaliyetlerinin çevresel etkisini sürekli azaltmaya ve müşterilerin çevresel performansını SKF’nin sağladığı ürünler, çözümler ve hizmetler yoluyla önemli ölçüde iyileştirmeye odaklanıyor. Topluma Özen, Grubun faaliyet gösterdiği toplumlara olumlu katkı sunan faaliyetlerini tanımlıyor.

IT çözümleri geliştirme hariç, 2016 yılındaki Ar-Ge harcamasının tutarı 2 milyar SEK’in üzerinde ki, bu yıllık satışların %3’üne eşit. Uygulama güdümlü yenilikçiliğin anahtarı müşteri ihtiyaçlarını tam olarak anlamak ve tasarımları buna göre yapmaktır. Bu, aynı zamanda müşteriler için gerçekten önemli çözümleri piyasaya sunmak anlamına geliyor.

Bazı durumlarda, SKF bu ihtiyaçları katalog ürünleriyle karşılayabilirken, bazı durumlardaysa SKF’nin özellikle uygulama odaklı çözümler için yenilikçi yöntemler kullanması gerekiyor. Endüstriler ile müşteriler arasındaki ihtiyaçlar farklılaşıyor.

Bize kendinizden bahseder misiniz? Ne zamandır çalışıyorsunuz? Günde kaç saat çalışıyorsunuz? Boş zamanlarınızda neler yaparsınız? Hobileriniz hayatınıza nasıl bir değer katıyor?

53 yaşındayım. 22 yıldır SKF için çalışıyorum. Çok farklı ülkelerde çok farklı pozisyonlarda çalıştım. Günde kaç saat çalıştığımı ben de bilmiyorum. Önemli olan verimli çalışmaktır. O yüzden benim bu konudaki düşüncem, günde kaç saat ofiste oturduğunuzun bi önemi yoktur, önemli olan dediğim gibi verimli bir şekilde çalışmaktır. Tabi ki bazen uzun süreler ofiste kaldığım oluyor ancak benim kuralım bu değil. Geçtiğimiz martta İstanbul’a geldim. Türkiye’yi ve İstanbul’u çok seviyorum. Yemeklerinizi ve mutfağınızı çok seviyorum. İstanbul inanılmaz bir şehir, eşim ve kızımla birlikte keşfetmeye çalışıyoruz. Kendimizi Türkiye’de evimizde gibi hissediyoruz.