5 yılda üretim kapasitesi 2 katına çıktı

5 yılda üretim kapasitesi 2 katına çıktı

51 yıldır faaliyetlerini sürdüren Batı Anadolu Grubu, sadece Türkiye’de değil, dünyanın bir çok ülkesinde çimento ihtiyacını karşılayan dev şirketlerden biri. 2013-2018 yılları arasında 1 milyar lira yatırım yaparak Batısöke üretim tesisinin devreye alınan yeni hattı ile çimento ve klinker üretim kapasitesi iki katına çıkan Batı Anadolu Grubu’nun İcra Kurulu Üyesi Feyyaz Ünal ile Türkiye Çimento Sektörünü, Batı Anadolu Grubu’nu ve hedeflerini konuştuk.

Batı Anadolu Grubu’ndan bahseder misiniz? Büyüklüğü nedir, nasıl bir yapıdan bahsediyoruz? Ciro, çalışan sayısı nedir? Sektördeki konumunuz nedir? 

Batıçim Batı Anadolu Çimento Sanayii A.Ş. bundan tam 51 yıl önce yüzde 100 Türk sermayesi ile kuruldu. Bugün ise ülkemizde ve dünyada çimento ihtiyacının önemli bir kısmını karşılayan, Türk Çimento Endüstrisi’nin güçlü şirketlerinden biri haline geldik. Batıçim olarak dünyanın birçok noktasında yer alan farklı pazarlara çimento ve klinker ihraç ediyoruz. Yarım asrı aşkın tecrübemiz ile uluslararası pazarlarda da güven duyulan ve tanınan bir firmayız.

1986 yılında ise inşaat sektörünün artan beton ihtiyacının karşılanması ve hazır beton bilincinin yayılmasını hedefleyerek Batıbeton markasını sektörün hizmetine sunduk. 1993 yılında Batısöke Söke Çimento Sanayii Türk A.Ş. ve 1998 yılında Burdur’un Çavdır İlçesi’nde faaliyete geçirdiğimiz tesislerimiz ile Güney Ege ve Batı Akdeniz bölgesindeki varlığımızı güçlendirdik.

Batı Anadolu Grubu olarak yaklaşık 1.100 kişiye istihdam sağlıyoruz. 2017 sonu itibariyle ciromuz 700 milyon TL. Batısöke üretim tesisimizde 4 ayrı paketleme tesisi, kamyon dolum ünitesi, 2 paletizing ünitesi ve 2 big bag dolum sistemi yer alıyor. İhracat açısından Türkiye’nin en önemli özelliği, yükleme hız ve imkanlarından dolayı paketli çimento ihracat avantajı. Klinker ihracatının yanı sıra paketli çimento ihracatını da dünya standartlarının üzerinde yapabilmek için devreye aldığımız tesisler ile birlikte günde 4.500 ton ihracat kapasitesine sahibiz.

2017 şirketiniz açısından nasıl geçti? Sektör ne kadar büyüdü, siz ne kadar büyüdünüz? 

Geçtiğimiz yıl, Batısöke fabrikamızda gerçekleştirdiğimiz yeni fırın hattı yatırımı ile şirketimizi güçlendirdiğimiz bir yıl oldu. 2018’e yurt içi ve yurt dışı pazarlardaki varlığımızı güçlendirecek bu yatırım ile başladık. Batıçim ve Batısöke çimento fabrikalarımızda toplam yıllık klinker üretim kapasitesi 4,05 milyon ton, çimento üretim kapasitesi ise 5,8 milyon tondur. Çimento satışımızın yüzde 30’u ihracat, geri kalan kısmı iç pazar satışlarımız oluşturmaktadır. Sektör deneyimimiz ve hizmet kalitesine verdiğimiz büyük önemle yurt içi ve yurt dışı pazarlardaki varlığımız güçlenerek devam etti.

Diğer yandan çimento sektörünün Türkiye ekonomisine katkıları da tartışılmaz. Bu noktada gerek konut ve konut dışı yapılaşma gerekse altyapı girişimleri büyük önem arz etmektedir. Türkiye özellikle son 10 yılda gerçekleştirdiği sektörel gelişme ile bugün dünyanın en önemli beş çimento üreticisinden biri konumuna yükselmiştir. Çimento üretiminde Avrupa’da lider konumunda olan ülkemiz bu alandaki büyümesini hız kesmeden sürdürmektedir.

Batı Anadolu Grubu olarak yatırımlarımızı sektörün bu büyüme trendine paralel olarak planlıyoruz. Batısöke üretim tesisimizin devreye alınan yeni hattı ile grubumuzun çimento ve klinker üretim kapasitesini iki katına çıktı. Türkiye’nin bu alandaki toplam ihracatının yüzde 10’unu tek başımıza karşılayabileceğiz. Grubumuzun bu kapasite artışı için 2013 - 2018 yılları arasında 1 milyar TL yatırım yaptık.

Bu yıla hangi hedeflerle girdiniz? Sektör ne kadar büyümüş olur siz ne kadar büyümüş olursunuz? Yılın başındaki tahminleriniz ile yıl sonunun örtüşeceğini düşünüyor musunuz? 

Geride bıraktığımız 51 yıl boyunca sorumlu sanayicilikle büyüyerek Türkiye’nin önde gelen sanayi kuruluşlarından biri haline geldik. Grup şirketlerimiz ile birlikte kurumsallaşmaya, markalaşmaya, teknolojiye, yenilikçiliğe ve bu topraklardan aldığını bu topraklara verme felsefesi ile üretmeye önem veriyoruz. Mevcut ve devam eden yatırımlarımız, bilgi birikimimiz ve dünya devleriyle yarışan altyapımızla; ülkemiz için istihdam ve değer yaratmaya devam edeceğiz.

2017 senesinde stok kontrolünde gösterilen başarı ve 2018 senesinde beklenen stoklardaki azalmaya karşılık üretimde gerçekleşeceğine inandığımız canlanma ile başarılarımızı sürdüreceğimize yönelik inancım tam. Süregelen kentsel dönüşümlerle beraber yaklaşık 7 milyon konutun beş yıllık zaman diliminde yeniden inşası, 130 ile 140 milyon ton civarında çimento kullanımına işaret etmektedir. Türkiye çimento sektörünün ülke içi talebi karşılamasının yanı sıra ihracatta dünya pazarında tuttuğu yer de tartışılmazdır. İhracat alanında Türkiye ABD’ye 1,2 milyon ton, Suriye’ye 1,1 milyon ton ve Gana’ya yaklaşık 1 milyon ton çimento ve klinker ihraç etmiştir. TUİK verilerine göre, 2017 yılı Ocak-Ekim döneminde, ihracatımızı en çok arttırdığımız ülke ise Haiti olmuştur. 2018 senesine dair bir diğer beklentimiz ülkemizin Afrika pazarında da beklenen hacimce artışı sağlaması yönündedir.

Tüm bu değerleri düşündüğümüzde Türkiye’nin çimento sektöründeki büyümesini bu sene de sürdüreceğine şüphe yok. Burada asıl temenni verimliliğe yönelik yatırımların ağırlıkta olduğu ve altyapımızın daha da güçlenerek ilerlemesini sürdürdüğü bir yıl olması olacaktır.

Bu yıl ajandanızda en önemli konular nelerdi? Özellikle hangi konulara odaklandınız, odaklanıyorsunuz? 

2018 sonrasında kalite ve üretim standartlarımızı artırıcı yatırım ve çalışmalarımız olacak.

Mevcut durumda yıllık olarak kullandığımız yaklaşık 12.000 ton alternatif yakıt tüketimimizi yaptığımız çalışmalarla 70.000 tona çıkartmayı hedefliyoruz. Grup olarak yıllık yakıt tüketimimiz içindeki % 3-4 seviyesindeki alternatif yakıt tüketimimizi % 13-14 seviyelerine çıkartmış olacağız. Ayrıca ATY kullanımı sonucu fosil yakıt kullanımı azaltılması ile karbon emisyonunun azaltılması, iklim değişikliği, küresel ısınma ve çevrenin korunmasına katkıda bulunmuş olacağız.

Batı Anadolu Grubu karayolu nakliyesinde navlun maliyeti artışı, çevreye olan negatif etkisi, yaşanan trafik kazaları vb. unsurları dikkate alarak nakliyede demiryoluna dönüşüm projesi başlatmıştır.

Batısöke fabrikasında halihazırda mevcut olan toplam 700 metre uzunluğunda ve çift hatlı demiryolu bağlantısı ile TKİ Soma İşletme Müdürlüğü’nden yıllık 60 bin ton linyit kömürü taşınmaktadır.

Batısöke yeni fırın hattı ile birlikte demiryolu kullanılarak yıllık 1 milyon ton klinker ve 300 bin ton kömür taşınması planlanmaktadır. Bu kapasitede operasyon yapılabilmesi için mevcut hattın 4 yollu olarak 2,3 km uzunluğa ulaşacak şekilde yenilenmesi çalışmaları hızla devam etmektedir.

Günümüzde gelişmiş ülkelerde demiryolu, denizyolu ve iç suyolu taşımacılığının paylarının arttırılarak endüstriyel ulaştırma türleri arasında dengeli bir dağılım sağlanmaktadır. 2014 yılı verilerine göre Avrupa Birliği ülkelerinin yük taşımacılığında kullandıkları demiryolu uzunluğu ortalama 25 km, karayolu uzunluğu ise 98 km’dir. Türkiye’de ise bu oran demiryolu kullanımında 12 km, karayolu kullanımında ise 234 km’dir.

Demiryolu kullanımının cazip hale gelebilmesi için yükleme ve boşaltma noktaları arasında ara karayolu operasyonu oluşturmayacak şekilde entegrasyon önemlidir.

Demiryolu taşımacılığının artırılması ülkemiz açısından öncelikle karayolu taşımacılığının sebep olduğu karbon salınımını azaltarak çevrenin korunmasına fayda sağlayacaktır. Ayrıca yakıt tasarrufunun yanında karayolu trafik yoğunluğunu ve taşıma riskini azaltacaktır.

Türkiye’de demiryolu bağlantısına sahip çimento fabrikalarının uygun olan yüklerini demiryolu ile taşımaları durumunda günde 2,4 bin kamyonun yarattığı trafik azaltılmış olacaktır.

Demiryollarının maliyet avantajı sağlayarak yük trafiğinde daha fazla kullanılabilmesi için mevcut 0-150 km sabit tarifesinin 0-200 km’yi kapsayacak şekilde güncellenmesi gerekir.

Rekabet yoğun bir alanda faaliyet gösteriyorsunuz. Sizi güçlü kılmak adına neler yapıyorsunuz, geleceğe güçlü taşımak adına bundan sonra yapmayı planladığınız çalışma ve yatırımlar neler? 

Rekabetin yoğun olduğu çimento sektöründe, piyasadaki gelişmeleri her zaman yakından takip ederek ihtiyacı belirleyerek, bu ihtiyaca uygun olarak çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. Batı Anadolu Grubu olarak yapmış olduğumuz yeni yatırımlar da bu bakış açımızın sonucudur.

Grup olarak değişen piyasa koşulları göz önünde bulundurulduğunda, rekabet avantajının sadece fiyat politikaları ile değil, doğru müşteri ilişkileri ile sağlanabileceği görüşüne inanmaktayız. Müşterilerimizi tanımak ve anlamak adına nihai kullanıcılara ulaşarak, memnuniyet, şikayet ve önerileri birincil kaynaklardan elde etmekteyiz. Bunun yanı sıra titizlikle sürdürdüğümüz AR-GE çalışmalarımız ve müşterilerimize verdiğimiz her türlü teknik destek ile ürün ve hizmetlerimizde azami müşteri memnuniyetine ulaşmayı hedeflemekteyiz.

Pazarlardaki gücümüzü korumamızın sebeplerinden en önemlisinin ‘önce insan’ bakış açımızdan kaynaklandığına inanmaktayız. Tüm çalışan kadromuz ile sahip olduğumuz “aile ruhu” çalışmalarımıza verimlilik katmaktadır.

KSS ve Sürdürülebilirlik anlamında ne tür çalışmalar yapıyorsunuz? 

Grubumuz, hayata ve insana dokunan sosyal sorumluluk çalışmaları ile eğitim sağlık, kültür ve çevre alanlarında pek çok önemli projeye imza atıyor. 1986 yılında İzmir - Bornova’da Batı Anadolu Çimento Ortaokulu, 1995 yılında Batıçim İlkokulu, 2007 yılında ise Aydın - Söke’de ise Batısöke Çimento Ortaokulu öğretime açtık. Faaliyet gösterdiğimiz bölgenin zengin tarihinin gün ışığına çıkmasına katkıda bulunmak amacıyla Aydın - Germencik’teki Magnesia Antik Kenti Kazı Çalışmaları’na da 20 yıldan bu yana katkıda bulunuyoruz. Diğer yandan 2015 yılından buyana 50. kuruluş yıldönümümüz kapsamında gerçekleştirdiğimiz sosyal sorumluluk projesi “İyi Pazarlar” ile hem yetişkinlerin, hem de gelişme çağındaki çocukların kaliteli ve sağlıklı bir yaşam sürdürmeleri için yeterli ve dengeli beslenme, düzenli egzersiz yapma alışkanlığı geliştirmelerine katkıda bulunacak bir sosyal sorumluluk projesi yürütmekteyiz. Batıçim olarak AB destekli ‘İş Dünyası İçin Çevresel Ayak İzi’ (karbon ayak izi) projesinde pilot şirket olduk. Proje kapsamında Belkahve bölgesindeki kalker ocaklarında rehabilitasyon ve rekreasyon çalışmalarında 40 hektarlık alanda 50 bin fidan dikildi.

Grubumuzun sürdürülebilir büyüme ilkesi çerçevesinde Batıçim ve Batısöke çimento fabrikalarımızda çevre ve enerji verimliliği projelerine 5 yılda toplam 97 milyon TL yatırım gerçekleştirdik. Devreye aldığımız çevre ve enerji verimliliği projeleri sayesinde yılda toplam 41 bin ton karbon emisyonunu önleyerek 65 bin 300 ağacın sağladığı oksijen miktarı kadar çevreye katkı sağladık.

Diğer bir yandan Türkiye bor maden rezervleri açısından dünyanın en zengin ülkelerinden biri. Özelikle İklim değişikliği ile mücadele konusunda borun işlenmesi sırasında ortaya çıkan atıklardan üretilen borlu çimentonun önemli bir ürün olduğunu düşünüyoruz. Bu çimento ile daha dayanıklı ve güvenli yapılar da inşa edebiliriz. Borlu çimento kullanımı henüz ülkemizde yaygınlaşmadı. Ama biz Batıçim’de üretimini gerçekleştiriyoruz. Borlu çimentonun düzenli satışını gerçekleştirebilmemiz için yeterli talebin oluşmasını için de çalışmalarımız devam ediyor. Yakın gelecekte borlu çimentonun kullanım alanlarını genişleterek, tanıtımı üzerine yoğunlaşmayı da hedefliyoruz.

Batı Anadolu Grubu’nda çalışan memnuniyeti ölçümleri nedir? Çalışanlarınız mutlu mu? Kazalar oluyor mu? Çalışan yaralanmaları yaşadınız mı? 

Grubumuzda çalışan memnuniyet ölçümleri 2 yılda 1 yapılmaktadır. Son 4 yıl içinde yaptığımız 2 anket sonuçlarımız doğrultusunda çalışanlarımızın genel tatmin ve istekliliklerinde yüzde 15 oranında artış gözlemlenmiştir. Yenilenen ofislerimiz ve sosyal tesis ortamlarımız, sağlık, güvenlik koşulları ile özlük haklarındaki iyileştirmeler memnuniyet oranlarını arttıran unsurların başında gelmektedir. Bu ve bunlara bağlı gelişmeler çalışanların bağlılığını arttıran, çalışma barışını, işbirliği ve takım olma bilincini güçlendiren kurumsal değerlerimizi desteklemektedir.

İş kazaları, çalışanlarımızın eğitim ve davranış düzeylerinde etkiler yaratacak uygulamalar ile önüne geçmeye çalıştığımız bir durumdur. Çok tehlikeli iş kolunda yer almamız sebebiyle yaşanan en ufak bir kazayı kayıtlarımıza alıyoruz, titizlikle kök-sebep analizleri ve saha değerlendirmeleri yapıyoruz ve bir daha yaşanmaması için önlemler alıyoruz.

Çimento ihracatını artırmak için yapılması gerekenler nelerdir, şirketler ve hükümet bazında? 

Çimento ihracatında dünyada ilk beş içerisinde yer alan Türkiye’nin önündeki en büyük tehlike maliyetlerde yaşanan artış. Çimento sektöründe maliyetin yarıdan fazlasını kömür ve elektrik maliyetleri oluşturuyor. Enflasyon, asgari ücret artışı, işgücü maliyeti artışı gibi tüm sektörlerin etkilendiği maliyet artışlarına ek olarak çimento sektöründe maliyetin yarıdan fazlasını oluşturan elektrik ve kömürde ciddi bir zam söz konusu. Elektrik fiyatları 2018 başında yüzde 8,8 arttı. 1 Nisan itibariyle devreye girecek olan son kaynak tedarik tarifesiyle birlikte ise yılbaşındaki artışın üzerine yüzde 10 daha artmış olacak. Toplamda elektrik maliyeti 2017’ye kıyasla 2018’de yüzde 19,68 zamlı olacak. Kömürde ise yerli kömür fiyatındaki artış, ithal kömür fiyatındaki artış ve kur artışı kaynaklı yüzde 34 zam söz konusu. Yeni imzalanan toplu iş sözleşmesi çerçevesinde işgücü maliyetleri de yüzde 13,8 artacak. 2017 Global Cement raporuna göre Türkiye’deki çimento fiyatı Pakistan ve Türkmenistan’dan sonra dünyada sondan üçüncü sırada. Dolayısı ile çimento sektörünü 2018 yılını artan talep ve daralan marjlarla geçirecek.

Türk çimentosu dünyada bir marka haline geldi mi? Daha da güçlendirmek için neler yapılabilir? 

Ülkemiz dünya çimento sektöründe, uluslararası bir marka çıkartabilecek güçtedir. Ülkemiz üretim kapasitesi ve ihracat rakamları açısından ön sıralarda yer almaktadır. Türk çimentosu üretiminden, nakliye ve ihracatına kadar olan süreçte, kalite ve hız bakımından dünya standarttı olarak kabul edilmektedir. Uluslararası pazarlarda hep bir adım önde yer alabilmek için teknolojik gelişmeleri takip etmeli, üretiminden son kullanıcıya ulaşana kadar her aşamada sürdürebilirlik ve yüksek kalite anlayışını korumalıyız.

Türkiye, 2017 yılında çimento ihracatını yüzde 12 artırarak 530 milyon $’a ulaştırmıştır ve dünyanın en çok çimento ihracatı gerçekleştiren 5 ülkesinden biri olmuştur. 2017 yılında 115 küresel markete çimento ihraç edilmiştir.

Türkiye’de günümüzde 80 milyon ton çimento üretilmektedir. 2017 yılında Türkiye çimento sektörü 133 milyon ton kapasiteye ulaşmıştır.

Türk çimento sektörü uluslararası bir marka çıkartabilecek güçtedir. Geçmiş yıllarda 1 milyar dolar ihracat yapan bir sektör konumundayken, hem ihracat fiyatlarındaki hem de miktarlardaki düşüş sonrası 500 milyon dolar ihracat yapan bir sektör konumuna geldi.

2017 yılında ise yüzde 12,2’lik ihracat artışı oldu ve ülkemizden toplam 12,7 milyon ton çimento ihracatı gerçekleşti. Değer olarak ise tekrar 530 milyon dolar döviz girdisi sağlandı. 2018 yılında hem miktar hem değer olarak ihracatın artacağını öngörüyoruz.

Ekonomi Bakanlığı fuar katılımları, belge alımı ve ihracat ile ilgili diğer masraf kalemleri destekliyor ama sektörün ihracatını arttırabilmesi için talebin görece yüksek olduğu ülkelerde ürün satış ve pazarlamasının yanı sıra depolama, paketleme ve hatta üretim yatırımları yapılması ve bu yatırımların desteklenmesi gerekiyor.

Enerji verimliliğini artırmak için neler yapıyorsunuz? 

Sektörümüz zaten enerji verimliliği projeleri ve atık yönetiminde üstlendiği rolle geçmişte oluşan çevresel etkisi yüksek bir endüstri olma algısını yıkarak bugün sürdürülebilir kalkınmanın yaygınlaştırmasında kent yönetimlerinin ve diğer endüstrilerin çözüm ortağı konumuna geldi. Biz de bu alandaki yatırımlarımızı sürekli geliştiriyoruz. Fabrikamızdan çıkan tüm emisyonları, gaz analiz cihazıyla sürekli ölçüyor ve anlık olarak internet üzerinden Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na gönderiyoruz. Böylece faaliyetlerimizi 7/24 denetime açmış olduk.

Sürekli iyileştirme ve devamlı gelişme ilkeleri doğrultusunda fabrikamızda çevre ve enerji verimliliği yatırımlarımızı arttırarak sürdürmekteyiz.

Bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz dik hammadde değirmeni ve atık ısıdan enerji kazanımı tesisi (WHR) ile önemli ölçüde elektrik enerjisinde tasarruf sağlarken, döner fırınlarda gerçekleştirdiğimiz modernizasyon ile birincil girdilerimizden olan kömür tüketimini azaltmış bulunmaktayız. Atıkların geri kazanımı konusunda sanayici ve belediyelere çözüm ortağı olan fabrikamız çevrenin korunması ve enerji tasarrufunu göz önünde bulundurarak alternatif yakıt ve hammadde kullanımını her geçen gün arttırmaktadır.

Çimento üretiminin çevresel etkilerinin azaltmak adına uygulanan bir diğer çalışmamızda klinkeri ikame edecek alternatif hammaddeler kullanarak katkılı çimento üretimidir. Bu çalışma sayesinde birim çimento üretiminden kaynaklı sera gazı salınımları minimize edilmektedir.

Bahsi geçen yatırım ve iyileştirme çalışmaları ile doğal kaynakların korunması ile enerji verimlilikleri ön planda tutulmuş ve maliyetlerimiz düşürülmüş olup rekabet yoğun ortamda Batıçim’i geleceğe taşıyacak adımların bunlar olduğuna inanıyoruz.