Bilinçli Farkındalık

Bilinçli Farkındalık

Son yıllarda strese ve duygusal sıkıntıya karşı motivasyonu arttırmaya yönelik bir yaklaşım olarak farkındalık konusuna olan ilgi günden güne artmaktadır. Gün içinde iletişimde yaşanılan zorluklar, kaygı ve stres fiziksel olarak gerçekleşmese de, zihin olarak çok yorgun hissettirmektedir. Aynı zamanda bu durum insanın kendisini düşüncelerin içinde kaybolmuş ve duyguların altında ezilmiş hissetmesine neden olmaktadır. Bu duygular uzun süre devam ettiğinde dikkat dağınıklığı ve odaklanmada problemler yaratmaya başlar.

İnsan beyni ile ilgili yapılan araştırmalarda, İnsan zihninden günde 60 bin civarında düşünce geçtiği belirlenmiştir. Bu düşüncelerin çoğunluğunu da olumsuz düşünceler oluşturmaktadır. Düşüncelerimizin 50 bini geçmişe ait olarak geçmişin keşkelerin de, geriye kalan 10 bini ise geleceğe odaklı olarak geleceğin kaygılarında kaybolmaktadır. Zihindeki düşünceler bir maymun gibi zıplıyor, geçmişe gidiyor ya da başka bir dala zıplar gibi geleceğe gidiyor. Yani zihin şimdiki an’da durmakta zorlanıyor. Bu duruma bu yüzden uzak doğuda Maymun Zihni adı verilmiştir.

• Peki, bu durumu nasıl değiştirebiliriz?

• Zihnimizi durgun bir su gibi nasıl sakinleştirebiliriz?

• Dikkatimizi vererek, odaklanarak, an’da olmayı nasıl başarabiliriz?

Bu soruların cevabını, son günlerde çok konuşulan ve psikolojinin de bir alt dalı olan Mindfullness yani Bilinçli Farkında Olma hali ile bulmak mümkün.

Bu konunun uzmanlarından Zümra Atalay, Mindfullness’ı, Şimdi ve Burada olma yani iyi olma hali olarak tanımlayarak, şimdiki an içerisinde gerçekleşenlere dikkat etmeyi, bu dikkatin niteliğini fark etmeyi ve tüm bu fark edilenleri acele ile yargılamaksızın kabul etmek gerektiğini söylüyor. Mindfullness, bir beceridir ve öğrenilebilir. Yaşamdaki iyi oluş halini nasıl yapılacağını öğretir. Bilinçli farkındalıkla yaşamak, ‘Neredeysen orda ol’ mottosundan hareket eder. İşte bu durum ‘iyi olma’ haline geçilmesini sağlar.

Bütün ruh sağlığı ile ilgili yaklaşımlar, olduğunuz durum ile olmak istediğiniz durum arasındaki mesafe artıkça iyi olma, iyi hissetme halinin de o kadar azalacağını söyler. Yaşam anlardan ibarettir. Birçoğumuz iki gün sonrasını planlayarak, o zamana ilişkin her şeyin duygusal bir provasını yaparak bir zaman harcıyor ve an’dan uzaklaşıyoruz. Ve şimdi ki anı yaşama becerimizi kaybediyoruz. Şimdi’de, an’da yaşama becerisi, bu aradaki farklılığı azaltacak ve temasınızın hep şimdi ile olmasını sağlayarak zihninizi dingin bir su gibi sakinleştirecektir.

Peki, nasıl Mindfull olunur?

Google gibi büyük firmalarda, toplantılardan 5 dakika öncesi Mindfullness çalışmalarının yapıldığı bilinmekte. Herkes nefesine ve o ana odaklanıyor. Böylece bedenle birlikte zihnin de o toplantı odasında olması sağlandıktan sonra toplantıya başlanılıyor. Şimdi size iki uygulamadan bahsedeceğim. Okuduğunuzda göreceksiniz tüm uygulamalarda temel felsefe, zihin ve beden arasındaki bağlantının kurulmasını sağlamaktır. Bu da yavaşlayarak ya da sadece ‘durarak’ bedenin, dışarda olanların farkında olarak ve de olanları değiştirmeye çalışmayarak, kabule geçme ile yapılan bir uygulamadır.

Birinci Uygulama, Nefese Odaklanmak

Günün belli zamanlarında sadece durun ve sadece nefesinize odaklanın. Nefes, hep şimdiki an’dadır. Bu arada fark edeceksiniz ki, zihniniz yine plan yapmaya başlayacak ve düşünceler gelmeye devam edecek. Zihninizi nazikçe, suçluluk duymadan, yargılamadan tekrar nefisinize getirin ve orda kalmaya çalışın. Bunu günde 1, 2 kere yapmaya çalışırsanız, yapacağınız işe daha iyi odaklanmanızı sağlayacaktır.

İkinci Uygulama, Yavaşlamak

Yemek yemeden önce görüntüsüne bakın ve koklayın. Hangi malzemelerden yapılmış, içinde hangi baharatlar var bulmaya çalışın. Sonra ilk 3 kaşığı, yavaş hareketlerle tadına vararak yemeye çalışın.

Dilinizle tadını, kulaklarınızla yemek yerken çıkan sesi, gelen kokuyu, size verdiği hissi anlamaya çalışın. Yani 5 duyu organınızı kullanmayı deneyin. Bu çalışmaları ne kadar çok yaparsanız, odaklanma sorunlarınızın da o kadar azaldığını fark edeceksiniz.