ECF Mühendislik Genel Koordinatörü Okan ERDEVE

ECF Mühendislik Genel Koordinatörü Okan ERDEVE

ECF Mühendislik Genel Koordinatörü Okan ERDEVE: “Şirket kuruluşundan bu yana altı yıl içerisinde üç entegre çimento tesisi, bir maden rafinerisi, yurtdışında da iki çimento öğütme tesisi tamamladık ve devreye aldık. Şu anda da ana yüklenici olarak entegre çimento tesisi kurulumuna devam etmekteyiz.”

Öncelikle bizlere ECF’nin faaliyetlerinden kısaca bahseder misiniz?

ECF Mühendislik 2012 yılında kuruldu. 2013 yılında resmi olarak faaliyetlerine başladı. Kuruluş amacımız başta özellikle Endüstriyel Elektrik Sistemleri Montaj ve Devreye alma hizmetleri konusunda sektörde gördüğümüz bir boşluğu doldurmaktı. Çimento sektöründe uzun yıllar çok çeşitli yatırım faaliyetleri içerisinde başta mühendis olarak başladığım, akabinde de proje yöneticisi olarak devam ettiğim çeşitli işlerde, işverenlerin bin bir zorluklar içerisinde kaynak yaratarak sürdürdüğü yatırım işlerinde satın alınmış olan ekipmanların montaj ve devreye almaları faaliyetlerinin uygun şekilde yapılamadığını, bu işler için gerekli donanıma sahip firmaların az olduğu, eğitimli ve nitelikli iş gücünün yeterince olmadığını ve buna bağlı olarak gerekli kalitenin temin edilemediğini gördüm. Şirketimizin kuruluş amaçlarından en önemlisi bu konu oldu. Bu düşünce ve hedef doğrultusunda daha iyiyi yapabilmek adına işlerimizi sürekli organize ettik, geliştirdik ve son beş yılda da tamamladığımız işlere bakıldığında da bunu gerçekleştirebildiğimize inanmaktayım.

Okurlarımıza firmanızın kuruluşundan bugüne gelişen süreci ana hatlarıyla anlatabilir misiniz?

Şirketimizin kurulduğu ilk günden itibaren şirket sloganımızda da yer alan ‘Paylaşmak Büyümektir’ hedefi ile işe koyuldu. Çevremdeki birçok kişi bunun ne manaya geldiğini merak ettiler ve sordular. Aslında bu slogan hedefleri çok büyük fakat imkanları kısıtlı ve dar bütçeli bir şirketin kuruluş felsefesi idi. Beraber çalıştığım ve işe başladığımız takım arkadaşlarım zaman içerisinde bunun ne anlama geldiğini görerek ve yaşayarak öğrendiler. Başta ortak inancı paylaşmak, zorluklara beraber göğüs germek ve herşeye rağmen inancı kaybetmemek adına yükü paylaşmak hedefi ile yola çıktık. Sabır acıdır ancak kazanımları da tatlı ve güzel olduğunu yaşayarak gördük. Bu konuda özellikle aileme ve eşime sağlamış oldukları destek ve güven için teşekkür ediyorum.

Tabi kendi tarafımızda ailelerimizle birlikte inanmış bir ekip vardı, ancak en önemlisi karşı tarafta olan yani işverenlerimizin de bu ekibe inanıp, güvenip, risk alarak iş kapısını bizlere aralaması idi. Bireysel olarak tüm ekibimizin geçmişte bir deneyim ve başarıları vardı. Ancak bu defa iş başkaydı ve mesele risk alarak bu ekibe yani ECF şirketine iş vermekti. Ticari hayatta ilk deneyimimiz sanırım bu oldu. Anladığımız konu artık kişisel başarılarınızın veya referanslarınızın bu noktada geçersiz kaldığı ve sizin ECF olarak yaptıklarınız ve yapabilecekleriniz ile ilgilenildiğini fark etmemiz oldu. Yeri gelmişken burada bize güvenip inanan ve destek veren tüm işverenlerimize bir kez daha şükranlarımızı sunuyorum.

Kaç kişilik bir ekiple çalışıyorsunuz?

Beyaz yaka olarak şu anda çeşitli görev, yetki ve sorumluklar altında 21 kişi, mavi yaka olarak 65 kişi ve toplamda 86 kişi olarak çalışmaktayız. Mavi yaka personel sayımız iş yoğunluğuna göre artış gösterebilmektedir. Geçmiş dönemlerde anlık olarak 270 kişiye ulaştığımızı söyleyebilirim. Bu rakam birçok kişiye göre normal gelebilir ancak yeni kurulmuş ve yol almaya çalışan bir şirket olarak bu dönemlerde üzerimdeki ağırlığı ve yaşadığım sorumluluğu tarif edecek kelime bulamıyorum.

ECF Mühendislik sektörde kendini nasıl konumlandırıyor? Rakip firmalardan sizi farklı kılan özellikler nelerdir?

Zor ve tarifi kolay olmayan bir soru bu bence. Öncelikle kendimizi kendi içerimizde konumlandırabilmiş olmak daha önemli. Şunu ifade etmem gerekirse; şirket kuruluşundan itibaren oluşturduğumuz vizyon, misyon ve hedeflerimize baktığımızda bunu gerçekleştirebilmiş ve revize etmeksizin bu doğrultuda devam edebilmiş olmak sağlam temeller üzerine bir yapı oluşturduğumuzu göstermektedir sanırım. Biz bunu sağlamazken nasıl kendimizi başkalarına karşı bir konuma koyabilirdik ki !

ECF çalışma prensibi ve yönetim anlayışı olarak aşağıdaki hususları prensip haline getirerek iş yapmaya devam edecektir.

Bunlar;

-ECF ekibinin yapmış olduğu ve yapacak olduğu tüm projelerin benimsenerek ve özümsenerek yapılması,

-İşverenin güveninin azami derecede sağlanması,

-Sistemin en güvenilir ve en verimli şekilde oluşumunu sağlamak için yapılması gerekli tüm işlerin her olumsuzluğa ve her şarta bakılmaksızın yapılması.

Bunlar temelde şirket kuruluşunda oluşturduğumuz hedef ve düşünceler idi. Zaman içerisinde yaptığımız işlerde bu durumların teker teker karşımıza çıktığını gördük. Yaptığımız işler uzun süreli, yorucu ve bitmeyen bir maraton gibi. Zaman içerisinde bizlerden veya işverenlerimizden kaynaklı bir sürü problemlerle karşılaşabiliyoruz. Ancak karşılıklı bir güven tesis edilmiş ise buna ECF olarak inanmışsak, bu iş her olumsuzluğa ve şarta bakılmaksızın ECF tarafından en iyi şekilde bitirilecektir. Sanırım en büyük farkımız bu.

Şirket kuruluşundan bu yana altı yıl içerisinde üç entegre çimento tesisi, bir maden rafinerisi, yurtdışında da iki çimento öğütme tesisi tamamladık ve devreye aldık. Şu anda da ana yüklenici olarak entegre çimento tesisi kurulumuna devam etmekteyiz. Kendimizi konumlandırdığımız nokta yalnızca yaptıklarımızdır diyebilirim. Sanırım emekleme dönemini atlattık ve konum itibari ile bir tık üstteyiz.

Türkiye’de çimento sektörünü global piyasalarla kıyasladığınızda neler söylemek istersiniz?

Ailemiz içerisindeki tüm mühendisler çimento sektöründe çalıştı ve çalışmaya devam ediyor. Burada bayrağı taşıyan liderimiz amcam Sn.Cevat ERDEVE  oldu. Onun sayesinde bizlerde bir gelenek gibi çimentocu olduk diyebilirim. Benim için bu sektördeki en büyük şans Limak Çimento Grubu içerisinde bulunmam ve Koordinatörümüz Sn. Gültekin AKSUYEK Bey ile çalışma fırsatı bulmak oldu. Kendisi bizlere gerçekten çok güvendi ve inandı. Bizlere sunduğu fırsatlar sayesinde inanılmaz bir şekilde sorumluluklar ve misyonlar yükledi ve gelişimimize oldukça fazla katkıda bulundu. Onun sayesinde gerek bizler ve gerekse Limak Grubu global anlamda bir oyuncu olmaya başladı. Limak Grubunda bulunduğum süre içerisinde belki sektörde çok az kişiye nasip olabilecek derecede yurtdışında bulunma fırsatım oldu. Burada elektrik sistemleri ile ilgilendim ancak benim gibi bu işlerle ilgilenen yurtdışından farklı ülkelerden gelmiş birçok kişilerle tanışma fırsatım oldu. Birçoğu ile iletişimimiz halen devam etmekte.

Konuyu bağlamam gerekirse, global piyasalarda bulunmanız için global insanlar yetiştirmeniz lazım. Türkiye yapmış olduğu ihracat rakamları ile global piyasada önemli bir aktör olduğunu zaten kanıtlamış durumda. Ancak bana göre bu pastadan daha büyük pay alabilmek için veya aynı

pastadan daha çok kâr edebilmek için yukarıda tarif ettiğim şekilde nitelikli, donanımlı, dünya ile ve kendisi ile barışık, araştırmayı seven global mühendisler, işletmeciler yetiştirmemiz gerekliliğidir. Ve tabi ki olmazsa olmaz olan bu insanlara yüreklendirecek ve fırsat sunacak işverenlerin

olmasıdır.

2018 yılını geride bıraktık, hedeflediğiniz ciro rakamlarına ulaşabildiniz mi?

Evet ulaştık çok şükür. Hatta beklentimizin üzerinde gerçekleşti diyebilirim. Başta ülkemiz ve milletimiz adına sağladığımız katma değerden dolayı tüm çalışma arkadaşlarıma sonsuz teşekkür ediyorum. Akabinde tabi ki değerli işverenlerimize. 2018 yılı dördüncü dönem itibari ile ödenmiş ve ödenecek net kurumlar vergimiz oluştu. Açıkçası bu tablodan gurur duyuyorum ve tabi ki devam etmesini diliyorum. Şu anda sanırım bizler için en zor olan ülkemiz ekonomik şartları içerisinde var olanı koruyarak devam edebilmektir.

2019 yılı için hedef ve beklentileriniz nelerdir?

2019 yılında yukarıda da belirttiğim gibi var olanı koruyarak ilerleyebilmek olacaktır. Bu yıl içerisindeki en büyük hedefimiz aslında şu anda Anadolu Organize Sanayi Bölgesi içerisinde 4000 m2 alan üzerinde inşaatı devam eden yerleşkemizi tamamlayıp devreye almak. Burada endüstriyel  elektrik piyasası ve enerji üretim endüstrisi sektörlerine yönelik olarak Alçak Gerilim panel imalatı, özel bakım ve onarım işleri yapma hedefimiz var. Bu hedefe ulaşabilmek içinde nitelikli kalifiye mühendis ve iş gücü, akabinde de ekipman ihtiyaçlarımız olacak. Bugüne kadar ki kazanımlarımızla kendi ekibimize yatırım yaparak daha emin adımlarla yol almak istiyoruz.

İkinci hedef olarak da bildiğiniz üzere Afrika‘da iki proje tamamladık. Bunların biri Güney bölgesinde, diğeri Batı Afrika’daydı. Her iki tarafta da şu anda kurulu şirketlerimiz lojistik ve personel olarak mevcut ve faal durumda. Batı Afrika bölgesinde endüstrileşmenin hızlı bir şekilde devam

ediyor olduğunu görüyoruz. Burada yeni bir taahhüt işi alarak var olan şirketimizi geliştirmeyi ve kaynak artırmayı sağlamayı ve bununla birlikte kalıcı olarak burada Endüstriyel bakım hizmetleri sektöründe bulunmayı hedefliyoruz.

Pazar payınızı artırmak adına yaptığınız çalışmalar, katıldığınız ya da katılmayı düşündüğünüz fuarlar hangileri?

Aslında bu yılın bizler için reklam ve tanıtım faaliyetlerine başlama yılı olduğunu söylemem sanırım yanlış olmaz. Geçmişten beri buna başlamam konusunda arkadaşlarım ve yakın çevremin baskısına rağmen başlamadım. Çünkü bana göre aynası iştir kişinin lafa bakılmaz düsturu doğrultusundan hareketle ECF’nin iş bitirmeleri olması lazımdı ve bu doğrultuda referanslar oluşması gerekliliği vardı. Çok şükür

nihayetinde bunlar oluştu ve artık yaptığımız işlerle övünebiliyoruz.

Bu doğrultuda kurumsallaşmanın olmazsa olmazı olan kalite belgelerimizle de bunu kanıtlamamız gerekliliği vardı. Bu sebeple bu yıl ISO 9001 ve ISO 45001 sertifikasyonumuzu da aldık. Bu yıl Türkiye’de TÇMB’nin Antalya Fuarına ve Türkiye İhracatçılar Birliği’nin Güney Afrika ve Batı Afrika’daki etkinliklerin ikisine katılma planlarımız var.

Göreve başladığınız günden bu yana koyduğunuz hedeflerin neresindesiniz?

Bunu açıklamak zor sanırım. Çünkü sürekli doğasal olarak kendiliğinden revize oluyor ve sürekli hiçbir şey yapmamış gibi hissettiriyor. Maddi anlamda hedeflerimize ulaşabilmiş olmak bizler için sadece ileride yapmayı istediklerimize kaynak oluşturuyor ve güven telkin ediyor. Ancak bir konu var ki, oda ‘Katma Değer Üretebilmek’ deyimi.

Bu cümleyi her okuduğumda veya düşündüğümde veya çevremdekilerle kıyasladığımda manevi olarak daha çok yolun başında olduğumuzu ve daha çok yol almamız gerektiğini anlıyorum. Biraz mübalağa etmiş olacağım ama şunu söyleyebilirim; bizler nasıl başkalarından, başarıyı yakalamış insanlardan ilham alarak bu işlere giriştiysek, bir gün birileri de bizlerden feyiz alıp buna benzer işlere başladığında o zaman hedefimize ulaşmış sayacağız kendimizi diye düşünüyorum.

Son olarak eklemek istedikleriniz nelerdir?

Öncelikle değerli vaktinizi bize ayırdığınız için ve derginizde bulunma fırsatı verdiğiniz için teşekkürlerimi arz ediyorum. Sizlerle söyleşi yapmak bizleri onurlandırdı. Umarım uzun yıllar hep birlikte bu sektörün içinde olmaya devam ederiz.