Editör

Merhaba,
Ülke olarak son 2 ayda çok şey yaşadık. Korktuk, öfkelendik, ne yapacağımızı bilemeden çaresizliğe
kapıldık, gururlandık, sevindik, geleceğimizle ilgili yüksek bir kaygı ile birlikte birçok duygunun içinde bulduk kendimizi.

Birçok ilde kontrolü zor sağlanan ve her geçen gün yenisi eklenen orman yangınları, sınırlarımızdan sayısı belli olmayan ve mülteci olmadığı düşünülen Afganların pervasızca sürekli giriş yapıyor olması, giderek artan kadın cinayetleri ve çocuk tacizleri, Sinop, Bartın, Kastamonu, Artvin ve Rize’de yaşanan sel baskınları ile yaşanan kayıplar pandemiden sonra yaşadığımız korku ve kaygıları daha da büyüttü.

Artan insan nüfusuyla birlikte küresel çapta yaşayacağımız olayların şiddeti artmaya devam edecek gibi görünüyor. Kendi içinde bir akışı olan dünyada eskisi kadar güvende hissetmesek de duygusal ve fiziksel dayanıklılığımızı artırarak, bireysel sorumluklarımızı yerine getirme noktasında daha fazla çaba harcayarak kendimize ve yapabileceklerimize güvenmek bu süreci daha dengede ve sağlıklı bir zihinde yaşamamızı sağlayacaktır. Negatife odaklı zihnimizi, gerçekçi bir iyimserlikle pozitifi görme noktasında dönüştürmemiz kaygı ve korkularımızı yönetmemizde etkili olacaktır.

Tüm bu olumsuzluklara rağmen yüzümüzü güldüren, mutluluk verici gelişmelerden biri 25 milli atletle katıldığımız 2020 Tokyo Olimpiyat Oyunları oldu. Türkiye’nin tarihte en çok madalya kazandığı olimpiyatlarda, Türkiye 13 madalya ile kendi olimpiyat rekorunu kırdı.

Bize bu gururu yaşattıkları için tüm sporcularımıza teşekkür ediyor ve tebrik ediyoruz.

Umarım sonraki aylarda daha fazla güzel haberleri, başarıları, sevinçleri paylaşıyor oluruz.