İNGİLTERE İLE YENİ BİR YOL HARİTASI OLUŞTURULMALI MI?

İNGİLTERE İLE YENİ BİR YOL HARİTASI OLUŞTURULMALI MI?

Çözüm Norveç Modeli mi?

Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Ferdi Erdoğan, İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden (AB) ayrılmasını değerlendirdi. Brexit sonrası İngiltere’yle olan ihracatımız aynı şekilde devam edebilecek mi sorusunu gündeme taşıyan Erdoğan, “Brexit sonrası İngiltere ile yeni bir yol haritası çıkarılmalı. İngiltere pazarını rakip ülkelere kaptırma riski var.” dedi. İngiltere-AB ve Türkiye ilişkilerinde 4 ayrı seçeneğin söz konusu olduğunu belirten Ferdi Erdoğan, şöyle konuştu: “Bizim için en uygun seçenek ‘Norveç Modeli’. Ancak İngiltere’nin, üçüncü ülkelerle serbest ticaret anlaşması yapmaya başlamasıyla ikili görüşme için sıra beklememiz halinde İngiltere’ye gerçekleştirdiğimiz ihracat performansımızın aynı kalıp kalmayacağı belirsiz.”

2020 müzakere süreci

İngiltere’nin, 31 Ocak’ta AB’den ayrılmasının inşaat malzemeleri sanayisine etkilerine dikkat etmek gerektiğini belirten Erdoğan, “Taraflar 2020 sonuna kadar, gelecekteki ilişkilerini düzenleyecek kapsamlı bir anlaşmaya ilişkin müzakere yürütecek. Geçiş süreci boyunca İngiltere, AB kurallarına bağlı olmayı sürdürecek. Bu süre içinde kapsamlı bir anlaşmaya varılma olasılığı zor görülüyor. Bu dönemde Türkiye-İngiltere ticaret ilişkilerinin de 2020 sonuna kadar aynen devam etmesi bekleniyor.” dedi.

4 seçenek var

İngiltere-AB ve Türkiye ilişkilerinde, bundan sonra izlenecek yola yönelik 4 seçeneğin olduğunu ifade eden Erdoğan, “Ülkemiz için en uygun seçeneğin ‘Norveç Modeli’ olduğunu söyleyebiliriz. Bu modelin uygulanması halinde Avrupa tek pazar üyesi olarak AB ile ilişkiler ve ticaret sürdürülür, sıfır gümrük + sıfır kota uygulanır ve AB bütçesine katkıya devam edilir. Seçeneklerden biri olan ‘İsviçre Modeli’ne göre AB ile ikili anlaşmanın yanı sıra üye ülkelerle ikili anlaşmalar yapılır, Avrupa Tek Pazarı üyesi olmadan sadece mallar ve kişiler için anlaşmalara gidilir ve İngiltere içeriği genişletebilir. Bu durumda Türkiye ile yeni bir anlaşma gerekir. Bir diğer seçenek olan ‘Avrupa Serbest Ticaret Birliği Modeli’nde ise İngiltere EFTA üyesi olarak AB ile mal ticaretini yürütür. Sıfır gümrük + sıfır kota uygulanır, AB bütçesine sınırlı katkı sağlanır. Bu modelin de Türkiye için uygun olduğunu söyleyebiliriz. Son seçenek ise, ‘Dünya Ticaret Örgütü Modeli’ne göre ise; AB ile bir üçüncü ülke gibi ilişki kurulur. İngiltere ile AB serbest ticaret anlaşması yapar. Anlaşmanın temel amacı sıfır gümrük + sıfır kota olur. İngiltere üçüncü ülkeler ile de serbest ticaret anlaşmaları yapar. Burada Türkiye ile yeni bir anlaşma yapılması gerekir. Eğer bu son seçenek uygulanırsa, bize ikili görüşme için 3-4 yıldan önce sıra gelmez, bu süreçte İngiltere’ye gerçekleştirdiğimiz ihracatın başına ne geleceğini kestirmek zorlaşır.” dedi.

Erdoğan, “2014 ila 2018 yıllarında toplam ihracatımız 5 milyar 679 milyon dolar oldu. Bugün geldiğimiz noktada bu ihracat rakamlarının büyümesi ya da küçülmesi ise tamamen Brexit sonrasında İngiltere ile Türkiye’nin belirleyeceği yol haritasına bağlı.” dedi.

AB yeni ticaret stratejisi uyguluyor

Çok taraflı dünya ticaret anlaşmaları döneminin artık kapandığını belirten Erdoğan, “Öyle ki Dünya Ticaret Örgütü’nün ticarette hakemlik işlevi felç oldu. AB ikili serbest ticaret anlaşmaları yapıyor ve ticarette sürdürülebilirliği ana unsur olarak kullanmaya başlıyor. Artık dünyanın geri kalanı ile vergisiz ve kotasız ticaret söz konusu. Ancak bu durum ülkemizin Gümrük Birliği avantajını ortadan kaldırıyor.” diye ifade etti.