MEDCEM ÇİMENTO OLARAK ÇEVRE YOKSA HİÇBİR ŞEYİN OLMAYACAĞININ BİLİNCİNDEYİZ

MEDCEM ÇİMENTO OLARAK ÇEVRE YOKSA HİÇBİR ŞEYİN OLMAYACAĞININ BİLİNCİNDEYİZ

Murat Kahya
Medcem Çimento Genel Müdürü

Çimento fabrikalarının çevreye olan etkilerinin azaltılması konusundaki teknolojiler her geçen gün artıyor. Sizce karbon nötr fabrikalar çimento sektörünün geleceğini nasıl etkileyecek?
Sürdürülebilir ve yaşanabilir bir dünya için çevremizi korumamız ve diğer nesillere temiz olarak bırakmamız gerekiyor. Hemen hemen büyük ülkelerin tamamının Paris İklim Değişikliği antlaşmasına taraf olması ile beraber sera gazı emisyonlarının önemli miktarda azaltılması hedeflendi. Biz de ülke olarak taraf olduk. Avrupa Yeşil Mutabakatı ile beraber de 2050 yılına kadar net sera gazları emisyonlarının sıfırlanması gerekiyor. Bunun parçası olan ülkemizde toplam emisyonların %11’inde çimento sektörünün payı var. Bu nedenle biz de karbon emisyonlarımızı azaltmak için önlemleri almak zorundayız. “Mevcut En İyi Teknolojiler” dokümanını rehber alarak izlenecek stratejiler ile beraber bu hedefleri yakalamak için çabalamak zorundayız. Emisyon seviyelerini kademe kademe azaltamayan fabrikaların varlıklarını sürdürmesi mümkün olmayacak. Bu hedefleri yakalayan fabrikalar faaliyetlerine devam edebilecekler, yakalayamayanlar ise kapanmak zorunda kalacak. Bu gün Çin’de çok sayıda eski teknoloji, verimsiz, emisyon değerleri
yüksek fabrika kanuni olarak kapatılmış durumda. Ülkemizde de eski teknoloji olan fabrikalar yeni yatırımlarla yeni teknolojilere geçti. Yapı malzemesi için temel malzeme çimentonun üretimi uzun yıllar devam edecek. Ama bunu çevre koruma stratejileri ile yapanlar ayakta kalacak. Çok yeni teknolojiler geliştiriliyor. Karbon yakalama, kullanma ve stoklama teknolojisi ile karbon nötr hedefine ulaşmak mümkün olabilecek. Diğer taraftan gerek ülkemizde gerekse dünya ihracat pazarında çimento sektöründe çok zorlu bir rekabet var. Maliyetlerini aşağıda tutan ve bu gereklileri yapan fabrikalar geleceğin oyuncuları arasında kalacaklar. Sektör şirketleri olarak ajandamızdaki başlıca konular arasında tutmamız gerekiyor.

Siz şirket olarak çevre konusunda nasıl bir duyarlılık gösteriyorsunuz? Bu alanda izlediğiniz strateji ve çalışmalar nelerdir?
Sektörün son yıllardaki yeni ve devamlı büyüyen bir şirketiyiz. Mevcut üretim hattımızın inşaat aşamasından beri sürdürülebilirlik bizim stratejik yol haritamızda yer alıyor. Bu konuda öncelikle amacımızı ve hedeflerimizi belirledik. Fabrikamız en son teknoloji ekipmanlar seçilerek ülkemizin en modern, en verimli tesislerinden biri olarak kuruldu. Yanma prosesisin verimliliği, toplam enerji tüketiminin verimliliği bizim emisyon miktarımızın düşük olmasına olanak sağlıyor. Yeni başladığımız 2. hat yatırımımızda da aynı kriterleri daha yeni teknolojilerle seçtik. Düşük karbon emisyonu ile ülkemizin en verimli üretim hattı olacağını düşünüyorum. Alternatif yakıt kullanımı amacıyla da yatırımımızı başlattık. Kurulacak sistemle beraber alternatif yakıt kullanımımızı 2022 sonundan itibaren hızla yükselteceğiz. Fosil yakıt kullanımının azalması ile beraber sera gazı emisyonlarımız da azalacak. Diğer taraftan fabrikamızda kurulu atık ısı geri kazanım tesisi ile atık gazdan elektrik üretimi yapıyoruz. Bu şekilde fabrikamızın elektrik ihtiyacının %23’ünü karşılıyoruz. Üretimden kalite kontrole, lojistik-taşımacılığa kadar her noktada operasyonel mükemmellik çalışmaları yapıyoruz. Dediğimiz tüm süreçler otomasyonla yapılıyor. Bu şekilde verimlilik arttırılabiliyor. Çevremizde bulunan mermer ocaklarının atıklarını hammadde olarak kullanıyoruz. Böylece hem doğal kaynak tüketimi hem de emisyon azaltılması sağlanabiliyor. Pazar analizlerimizi yapıp, katkılı çimento satışlarımızı arttırmak da bir başka çalışmamız. Yıllık 10 bin ağaç dikme çalışmamıza devam ediyoruz.

Medcem Çimento olarak ülkemizin en büyük fabrikası ve ihracatçısı olmayı hedefledik. Bunu aynı zamanda en çevre dostu fabrikalarından birisi olarak yapmak önceliğimiz. Çevre yoksa hiçbir şeyin olmayacağının bilincindeyiz.

Bu çalışmaları yaparken zorlandığımız noktalar var. Alternatif yakıta ulaşım zorluğu en önemlisi. Ülkemizde atık toplama-sınıflama kültürünün gelişmesi gerekiyor. Bu dönemde de sektörün desteğe ihtiyacı var. Evsel atıkların sektörümüzde kullanılması önemli. Bir diğeri ise atıktan türetilmiş tehlikesiz atık için geçici ithalat izni olabilir. Yapılacak yasal düzenlemelerle de ülkemizde atık bulunabilirliği arttırılabilir.