Ne oluyor da ERTELİYORUZ?

Ne oluyor da ERTELİYORUZ?

Kıymet SAĞLIK EROZ

Erteleme, hepimizin sıkça gündeminde olan ve çözemediğimizde stres ve kaygı yaratan bir konu. Pek çoğumuz yoğun olduğumuz için yapacaklarımızı sürekli erteliyor olmaktan, bir şeylere bir türlü başlayarak harekete geçememekten şikâyet ederken, ertelemeye de devam ediyoruz.

İngilizcedeki karşılığı ‘Procrastination’ olan ‘Erteleme Hastalığı’; kişinin yetiştirmesi gereken işleri ötelemesi, yapmaktan kaçınması ya da sürekli olarak ertelemesi olarak tanımlanıyor. Zamanında yapılması gereken iş veya eylemleri sonraya bıraktığımızda veya geciktirdiğimizde ertelemeden kaynaklı ciddi bir stres ve kaygı ile karşı karşıya bırakıyoruz kendimizi. Sürekli tekrarlandığında bir alışkanlık haline gelen erteleme ile kendimizi istenmeyen durumlar içinde bulabiliyoruz.

“Ertelemek beynimizin bir fonksiyonu değil, koşullu bir beyin tepkisidir. Beynimiz mantıklı değil koşullu çalışır. Ertelemeye koşullanan beyninizi iradenizle duyarsızlaştırmak sizin elinizde.” (Psikolog Kadir Özsöz)

Neden Erteleriz Biliyor musunuz?

Niyet ve eylem arasındaki boşluk olarak da tanımlanan ertelemeye birçok etken sebep olabilir. Bu noktada kişinin kendini tanıması, bir erteleyici olduğunun farkında olup bunu kabul etmesi çözüm için çok önemlidir. Ama önce neden erteleriz, sorusunun cevabını biliyor olmamız gerekiyor.

Erteleme hastalığı temel sebepleri arasında şunlar yer alır:

• Karar alma ve başlama ile ilgili yaşanılan iç çatışmalar

• Kontrolcü ve mükemmeliyetçi yetiştirilme tarzından dolayı bu özelliklere sahip olmak

• Hayır diyemeyerek, bize ait olmayan işlerin de sorumluluğunu almak

• Öz disiplininizi sağlayamıyor olmak

• Dışsal motivasyona bağlı olmak, içsel motivasyonu sağlayamamak

• Zaman yönetimi yapamamak

• Başaramama ve bitirememe korku ve kaygısını taşımak

• Kişiliğe uygun olmayan iş seçimi ile işe ilgi duymamak

• Yapılması gerekenler ile ilgili bilgi eksikliği ve belirsizliklerin giderilememesi

Peki, Erteleme Davranışı ile Nasıl Baş Edebiliriz?

Bir şeyleri ertelemek işlevselliğiniz ve verimliliğinizle ilgili bir sorun yaratmıyorsa bu bir sorun olmayabilir. Ama tam tersi ötelemek, zamanında yapmamak sürekli bir bedel ödemenize neden oluyorsa o zaman durumu irdelemekte fayda var. Yaptıklarınız kadar yapmadıklarınızın sorumluluğu da size ait. Yapılacak işlerin sorumluluğunu aldığınızda erteleme sorununuzun da bir çözüme kavuşacaktır.

Yapılan araştırmalar kronik olarak deneyimlenen erteleme davranışının depresyon, suçluluk duygusu, kaygı, akıl dışı düşünme yatkınlığı ve düşük özgüven gibi etmenlerle ilişkili olduğunu gösteriyor. Psikologlara göre bu durumun tedavisinden ziyade kontrolü tamamen kişinin kendisinde.  Ama erteleme davranışınız durumsal nedenlerden kaynaklanmıyorsa (örneğin, o sırada içinde bulunduğumuz durumun çalışmanıza elverişli olmaması veya ailevi/kişisel bir nedenle beklenen zamanda bir işi tamamlayamadığınız durumlar) ve baş etme konusunda zorluk yaşanıyorsa bu konuda  destek alınması gerektiği uzmanlar tarafından öneriliyor.

Erteleme ile ilgili davranışımızı değiştirmek için neler yapabilir:

• En önemli şey, neden sürekli ertelediğinizi bulmak. Ne oluyor da hayatınızda birçok şeyi erteliyorsunuz?  Ertelememek için neye ihtiyacınız var? Bu tarz sorular durumunuz hakkında farkındalık sağlayacaktır. Çünkü ilk adım bir erteleyici olup olmadığının farkında olmaktır.

• İşleri yaparken mükemmeliyetçi tarafı azaltıp, daha çok sonuç ve hedef odaklı hareket etmek.

• Hayır diyebilmeyi öğrenmek ve gerektiğinde yardım istemek.

• Belirsizlikler ve bilinmezlikler hareket alanını daraltır. Bu nedenle yapılacaklarla ilgili netlik sağlamak.

• Yapılması gereken işler eğer anlamlı görünmüyorsa,  işe başlayacak motivasyonu yaratmak için öncesinde keyif alınan şeyler yapmak. Ne yapmak size iyi geliyor, sorun kendinize.

• Ertelemede, başarısızlık korkusu da büyük bir etken sayılıyor. Yapmanız gereken işi yapmazsanız,  zaten başarısız olmuşsunuzdur demektir.  Bu nedenle sonuç ne olursa olsun, yapmak. Harekete geçmek.

• Verimliliğin arttırılması ve zaman yönetimi için önerilen bir teknik, Pomodoro Tekniği. Pomodoro, Francesco Cirillo adlı bir İtalyan tarafından 1980’lerin sonunda geliştirilen bir teknik. Bu teknikte çalışma, zaman aralıklarına bölünmekte ve verimliliğin arttırılması amaçlanmaktadır. Yani, 25 dakika iş, 5 dakika mola ile zihin programlanmaya çalışılmaktadır.

• Kendiniz için verimli zaman dilimlerini belirlemek. Bu saatlerde zaman harcayan eylemlerden olan televizyon, telefon ve tablet gibi dikkat dağıtıcı nesneleri, işi yapmak için planlanan zamandan 10-15 dakika önce kapatarak işe odaklanmak.

• Bununla birlikte, sağlıklı beslenmenin, uykunun ve sporun dikkati toparlama üzerindeki etkisini gözden kaçırmamak.