Sektörümüz, “Yerel Üreticilere Globalde Daha Fazla” gereksinim duyuyor

Sektörümüz, “Yerel Üreticilere Globalde Daha Fazla” gereksinim duyuyor

Dr. H. Serdar ŞARDAN
ÇEİS Genel Sekreteri 

“2021 yılının ilk çeyreğinde yaklaşık 100 ülkeye çimento ihracatı gerçekleştirdik; Polonya ve Hırvatistan gibi 18 yeni ülkeye ihracat yapar hale geldik. Suriye pazarının da açılmış olması sektörümüz için oldukça önemli bir gelişme. Diğer yandan, tüm pazarlar arasında ABD hala en önemli pazarımız. 2021 yılı Ocak-Mart dönemine baktığımızda, geçen yıla kıyasla ABD’ye ihracatımızda %11’lik bir artış söz konusu. Açıklanan paketlerle birlikte, ABD pazarında 2022 ve 2023 yıllarında talebin daha da artacağını öngörüyoruz.”

Türk çimento sektörünün çatı kuruluşlarından olan ÇEİS, son dönemde farklı proje ve çalışmalarıyla gündeme geliyor. Kurumun 2021 yılı genel hedef, strateji ve projeleri nelerdir? Şu anda ÇEİS’te ne tür çalışma ve projeler yürütülüyor?
Çimento Endüstrisi İşverenleri Sendikası (ÇEİS) 57 yıldır gururla çimento sektörünün paydaşlarına hizmet ediyor. Sendika olarak, ajandamızın en önemli gündem maddesi sektörü geleceğe hazırlamak. Bu sorumluluk doğrultusunda stratejimiz, çimento sektörünü; modern dünyaya hızlı entegre olabilen, vizyoner, yenilikçi, çağdaş, doğaya saygılı ve toplumsal hassasiyetleri olan bir sektör olarak konumlamak.

Bu hedeflerimize ulaşabilmek adına, alanında uzman paydaşlarımızın katkılarıyla oldukça yoğun bir ajanda ve sistemli şekilde, eş zamanlı pek çok proje yürütüyoruz.

İşgücü niteliğini artırmayı hedefleyen ÇEİS Kampüs, sektörün yaratıcı ruhuna alan açtığımız Yapı Tasarım Yarışması, dijital haberleşmeyi hızlandıran mobil uygulamamız ÇİP, pandemi döneminde yol gösterici olması adına hazırladığımız Covid-19’un Çimento Sektörü Çalışma Hayatına Etkileri Araştırması, sektörümüzü kültürel faaliyetlerde bir araya getiren Kültür-Sanat Buluşmaları ve sektörümüz çalışanlarının aileleriyle birlikte katıldığı Online Aile Buluşmaları serisi öne çıkan çalışmalarımızdan yalnızca birkaçı. Tüm faaliyetlerimizde sürdürülebilir bir yaklaşımı esas alıyor, gelecek başarıların temellerinin bugünden atıldığına inanıyoruz. Sektörümüzün ülkemize sağladığı ekonomik ve toplumsal katkıları artırmak adına, projeler geliştirmeyi sürdüreceğiz.

Zorlu geçen 2020 yılı birçok sektörü ve ekonominin genelini derinden etkiledi. 2021 yılı da pandemi gölgesinde devam ediyor. Hem Türkiye ve dünya ekonomisi hem de özel olarak çimento sektörü hakkında genel görüşlerinizi alabilir miyiz?
Çin’in Vuhan kentinde ortaya çıkan COVID-19, hızlı bir şekilde yayılım göstererek, dünya genelinde ekonomik ve toplumsal bir kriz boyutu aldı. Pandemi etkilerini büyük belirsizlik içinde hissetmeye başladığımız 2020 yılında, küresel ekonominin en büyük taşıyıcılarından olan ülkelerin bile sağlık sistemleri, tedarik zincirleri ve alt yapıları çöktü. Hayatın neredeyse her alanında kendini hissettiren pandeminin, uzun yıllar boyunca yaşamımızda izleri sürecek şekilde etkili olacağını düşünüyorum.

Maalesef bazı ülkeler henüz aşıya erişemese de dünyanın pek çok ülkesinde aşılama faaliyetleri hızla devam ediyor. Otoriteler bu yılın sonunda, toplumların önemli oranda aşılanmış olmasını bekliyor. Bu gelişmelerin, yakın geleceğe dair sıkı sıkıya tutunmamız gereken bir umut olduğuna inanıyorum. Küresel çaptaki saygın kurumların raporları ve değerlendirmeleri de iyimser bir tavır takınabileceğimizi ispatlıyor. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) 2021 yılına ilişkin Geçici Ekonomik Görünüm Raporu’nda, dünya ekonomisinin %5.6 düzeyinde dikey bir büyüme yaşayacağı tahmin ediliyor.

Para politikaları konusunda bir diğer saygın kuruluş olan, Uluslararası Para Fonu’nun (IMF), “Ayrışan Toparlanmaları Yönetme” başlığı ile yayımladığı Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’nun Nisan 2021 sayısında ise Türkiye ekonomisinin 2021’de %6 ve 2022’de %3,5 büyümesi öngörülüyor.

Sektör olarak; 2017-2019 yıllarında yaşanan daralmanın ardından, her şeye rağmen, 2020 yılını başarıyla kapattığımızı ve 2021 yılına güçlü bir başlangıç yaptığımızı söyleyebilirim. Tüm bu iniş-çıkış ve zorlukların arasında çimento sektörü, başarı grafiğini büyük kararlılıkla sürdürmeye devam etti. Koronavirüs pandemisi ile tanıştığımız 2020 yılında, birçok sektörün gıpta edebileceği bir oranda, iç satışlarda %23 büyüme kaydettik. 2021 yılına dair aldığımız ilk verilerin de bizleri oldukça memnun ettiğini söyleyebilirim. 2021 yılının ilk 2 aylık döneminde çimento üretimi geçen yılın aynı dönemine göre %33,1’lik artışla 9,7 milyon tona yükselirken, iç satışlar %36’lık artışla 6,9 milyon ton oldu. 2021 yılı Ocak-Nisan döneminde çimento sektörünün toplam ihracatı %12,3 oranında artarak 394 milyon dolara ulaştı. Üretimde Avrupa’da birinci, dünyada altıncı sıradayız. İhracatta ise Avrupa’da yine birinci, dünyada ikinci sıradayız. Yoğun sağlık ve güvenlik önlemleri alarak üretime devam eden ve bu başarının mimarı olan üye şirketlerimize, sektörümüzün emekçilerine yürekten teşekkür ediyorum.

Türkiye için son derece önemli olan çimento sektörünün bugünkü durumunu değerlendirir misiniz? Sizce daha iyi bir noktaya gelebilmemiz için hangi adımların atılması gerekiyor?
Türkiye ekonomisine ciddi katkı sunan bir sektör olmanın sorumluluğuyla hem yurt içi hem de yurt dışı pazarlarda faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Gurur duyduğumuz bir tabloya sahip olmamıza rağmen ilerlemenin hududu olmadığını iyi biliyor, sektörümüzün gelişime ihtiyaç duyduğu alanlar konusunda uzun mesailer harcıyoruz.

Gelişime ihtiyaç duyulan alanların başında teknolojinin sektörde yaygın kullanımı olduğunu düşünüyorum. Yeni Koronavirüsün Türk Çimento Sektörüne Etkileri Raporu’muzda da yer aldığı üzere; Türkiye’de son yıllardaki kapasite artışında en son ve etkin teknolojiler kullanılmış olsa dahi, verilerin ulaşılabilir olduğu 2018 yıl sonu itibariyle 51 entegre tesiste yeni teknoloji ile çalışan tesis oranı %18, eski teknoloji ile çalışan tesislerin oranı ise %82’dir. Sektörümüzde faaliyet gösteren aktörler fabrikalarını en yeni teknolojiler ile donatma ve Endüstri 4.0 gerekliliklerine entegre olma açısından oldukça istekli, ancak bir o kadar da yolun başındalar. Özellikle bu hususta, devletimizin ve ilgili bakanlıkların teşvik ile desteklerine ihtiyaç duyulduğunu önemle belirtmek istiyorum.

Diğer yandan, dünya pazarında oldukça önemli bir rol oynayan sektörümüzün, yurt dışı pazarlarda güçlü ve yerel kaynakları verimli kullanan globalde yerel üreticilere gereksinim duyduğunu söyleyebilirim. Dünya çimento şirketleri liginde Türkiye ile özdeşleşecek, Türkiye markasına katkı sağlayacak globalde yerel şirketlere sahip olmak, uluslararası arenada güçlenmemiz ve ülkemize daha fazla döviz girdisi sağlayabilmemiz bakımından oldukça kritik bir husus. Yine bu noktada da, devletimizin teşvik ve destekleri sürdürülebilir geleceğimizin en büyük teminatı olacaktır.

ÇEİS, yaptığı çalışmalarla bir yandan istihdama katkı sağlarken bir yandan da eğitim konusunda önemli çalışmalar yürütüyor. Eğitim konusundaki yaklaşımınız ve çalışmalarınız nelerdir? Özellikle sektöre yetişmiş, kalifiye eleman desteği sağlamak noktasında neler yapıyorsunuz?
Çimento sektörüne uzun vadede kalıcı çözümler getirecek iyileştirme alanı hiç kuşkusuz eğitim. Dünya üzerindeki her endüstri, o endüstriyi temsil eden insan kaynağının kalitesi oranında başarılı olabiliyor. Sektörün müreffeh geleceği için odaklı ve nitelikli gelişimi oldukça önemsiyoruz. Bu vizyonla, ÇEİS Kampüs’ü 2020 yılının son günlerinde hayata geçirdik ve insana yatırım yaptığımız bu yolda, önemli bir köşe taşını daha yerleştirmiş olduk.

Çimento sektöründe eğitim alanında marka haline geleceğine ve farklı sektörlere de örnek teşkil edeceğine inandığımız ÇEİS Kampüs’ü, İSG eğitimleri dışında verilecek tüm ÇEİS eğitimlerini kapsayacak şekilde, tamamen beyaz yakalı yönetici ile çalışanlara yönelik olarak “Kapsayıcılık, Güvenilirlik, Esneklik ve Markalaşma Vizyonu” kavramları çerçevesinde tasarladık. Kampüs’te 10 ayrı sınıf ve bu sınıflarda 100’ü aşkın eğitim başlığı bulunmaktadır. Kampüs, yurt içi ve yurt dışından pek çok yetkin, güvenilir ve tanınır eğitim ortağı kuruluşu aynı çatı altında bir araya getirmeyi başararak, önemli bir hizmeti üstlenmiştir. Kampüs açıldığından bu yana, 9 ayrı sınıfta 59 farklı eğitim gerçekleştirdik. Beyaz yakalı yönetici ve çalışanlardan bu eğitimlere 1.000’i aşkın başvuru aldık. Tüm eğitimler için genel memnuniyet oranının 5,00 üzerinden 4,68 olarak gerçekleştiğinin de altını gururla çizmek istiyorum.

Bir diğer gurur kaynağımız olan ve “İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitim Merkezi’ne sahip Türkiye’nin ilk İşveren Sendikası” olma unvanını bize kazandıran Çimento Sektörü İSG Eğitim Merkezi’nde (ÇİSİEM) de hem beyaz hem de mavi yakalı çalışanların faydalanabileceği eğitimler aralıksız devam ediyor. 2017’den bu yana yoğun bir eğitim programıyla sektöre hizmet veren ÇİSİEM’in genel katılıma açık eğitimleri, 16 saatlik zorunlu İSG eğitimleri ve İSG Liderlik Programı’ndan bugüne kadar 3.000’in üzerinde kişi faydalandı. ÇEİS üyesi şirketlere destek olabilmek amacıyla, üyelerimize verdiğimiz yüzde 80 eğitim desteği oranını, 2021 yılı itibariyle yüzde 100’e çıkarttığımız haberini de paylaşmış olmak isterim.

Ayrıca, 2020 yılı Mayıs ayında, ÇİSİEM organizasyonunda başlattığımız “Çimento Sektörü Online Aile Buluşmaları” dahilinde düzenlediğimiz 14 farklı konudaki webinarlar ile 1.176 sektör çalışanı ve ailesine ulaştık. Bu webinar serimizdeki sohbetlere sektörümüz çalışanları aileleri ile birlikte katılıyorlar. Evde güvenlik, sağlıklı beslenme, aile içi iletişim, teknoloji bağımlılığı, sınav kaygısıyla baş etme gibi çeşitli konuların uzman isimler tarafından ele alındığı webinar serimiz 2021 yılında da yeni konu başlıklarıyla sektör çalışanlarımızın evlerine konuk olmaya devam ediyor.

Son olarak, çok yeni bir gelişmeyi sizinle paylaşmak isterim. ÇEİS Sınav ve Belgelendirme Merkezimizin (ÇESBEM), sınav ve belgelendirme yapmak üzere yetkilendirildiği Çimento Üretim Elemanı meslekleri, 09 Nisan 2021 tarihli tebliğle, belgesiz çalışmaların yasaklandığı meslekler arasına dahil edildi. Bu gelişme kapsamında, nitelikli ve belgeli işgücünün sektöre kazandırılması noktasında önemli bir merkez olan ÇESBEM’in, sınav ve belgelendirme faaliyetlerine yaklaşık 2.500 Çimento Üretim Elemanı’nın katılmasını bekliyoruz.

Kısa süre önce tamamladığınız ve Covid-19’un çimento sektörüne etkilerini derinlemesine ortaya koyduğunuz bir araştırmanız var. “Covid-19’un Çimento Sektörü Çalışma Hayatına Etkileri Araştırması”nın sonuçlarından ve buradan çıkardığınız gelecek projeksiyonundan bahseder misiniz?
Çimento sektörünün çalışma hayatında yaşanan dönüşüm sürecine ilişkin “ortak görüşü” belirlemek ve “ortak ihtiyaca” uygun aksiyon alabilmek amacıyla Curiocity Araştırma iş birliğiyle “Covid-19’un Çimento Sektörü Çalışma Hayatına Etkileri Araştırması”nı hayata geçirdik. Bu araştırmamıza ÇEİS üyesi fabrikaların üst ve orta kademe yönetici ile çalışanlarından oluşan toplam 3.265 kişi katıldı.

Araştırma sonuçları evden/uzaktan çalışanların %62’sinin uzaktan çalışmadan çok memnun ve memnun olduğunu ortaya koyuyor. Aynı şekilde evden uzaktan çalışmanın kalıcı hale gelmesini isteyenlerin oranı %50’yi buluyor. Evden/uzaktan çalışanların %39’u, sahadan/ofisten çalışanların ise %32’si bu dönemde şirketlerinde alınan önlemler ve hayata geçirilen uygulamalar sonucu motivasyonlarının arttığını belirtiyor. Bu süreçte evden/ uzaktan çalışanların %65’inin şirkete olan bağlılığının arttığını görüyoruz. Ofiste/sahada çalışanlarda ise bu oran %54 olarak sonuçlara yansıdı. Çalışanlar bu süreçte şirketler tarafından ayrılan kaynağın farkındalar ve önemsendiklerini düşünüyorlar.

Öte yandan, araştırma sonuçları hem çalışanlar hem de yöneticiler açısından “haftada 2 gün uzaktan çalışma”nın en verimli model olduğunu ortaya koyuyor. Özellikle, uzaktan çalışmayı
başarıyla deneyimlemiş üye şirketlerimizin pandemi sonrasında hibrit çalışma sistemine geçebileceğini düşünüyoruz.

Yine son dönemde öne çıkan projelerinizden biri de Yapı Tasarım Yarışması. Bu yarışmanın detaylarından bahseder misiniz?
ÇEİS olarak, sektörün yaratıcı ruhuna alan açmayı ve endüstrimiz üzerindeki negatif algının giderilmesine destek olmayı oldukça önemsiyoruz. Bu vizyon doğrultusunda, çimentonun estetik ve yenilikçi kullanım örneklerini görünür kılmak ve teşvik etmek amacıyla 2019 yılında Yapı Tasarım Yarışması’nı hayata geçirdik. Bu yarışmamızda, sektör profesyonelleri ile öğrencilerin yenilikçi ve kamusal değer içeren projelerini değerlendiriyoruz. İlk yılında sektörümüz ile mimari çevrelerden büyük ilgi gören ve beğeni toplayan yarışmamızı ikinci yılına taşıdık.

Sendika olarak üstlendiğimiz her görevin hakkını sonuna kadar vermeye özen gösteriyoruz. Yapı Tasarım Yarışması’nda da ödüle layık görülen fikirlerin proje dosyalarıyla sınırlı kalmaması, yaşam alanlarında vatandaşlarımızla buluşması için büyük bir gayretle çalışıyoruz. Pandemi gibi zorlu ve belirsiz bir süreç ile denk düşmesine rağmen, toplam 14 projenin ödüllendirildiği yarışmanın kazanan projelerini bir kitap haline getirdik. Bu kitabı sektörümüzün temsilcileri, belediyeler ve üniversiteler ile buluşturduk. Ayrıca, yarışmacılar ile yerel yönetimleri bir araya getirdiğimiz ve yarışmacıların projelerini tanıttığı 2 farklı online toplantı organize ettik. Ardından, profesyonel kategoride 3. olan “Yeşil Beton” projesini, ÇEİS’in Yeniköy’de bulunan merkez ofis bahçesine inşa ettik. “Yeşil Beton”, geçtiğimiz günlerde, Mardin’in Yeşilli ilçesinde tekrar can buldu. İlk sene ödüle layık görülen 3 projenin daha hayata geçmesi için çeşitli kurum ve kuruluşlarla görüşmelerimizi sürdürüyoruz.

Bu yıl ise “Kentsel Alanda Yenilikçi Yaklaşımlar” teması altında düzenlenen yarışmamızda, katılımcılardan; kentin geçiş noktalarındaki tanımsız, atıl veya kullanım karakteri tam oluşmamış yapıları ve yakın çevrelerini yeniden düşünmeleri, iyileştirmeleri, işlevlendirmelerini istiyoruz. Bu sayede atıl alanlardan; bekleme, buluşma, nefes alma gibi faaliyetlere imkan tanıyan verimli kamusal mekanlar yaratabilmeyi amaçlıyoruz. Yarışmamızda geri sayım heyecanı başladı; 07 Temmuz 2021 tarihinde, bu yılın kazanan projelerini açıklamaya hazırlanıyoruz. Yapı Tasarım Yarışması ile ilgili ayrıntılı bilgiye www.yapitasarimyarismasi.com adresinden ulaşılabiliyor.

Sektöre özel mobil uygulamanız “ÇİP” ne zaman hayata geçti?
Sürekli sözünü ettiğimiz gibi, dünyanın her noktasında büyük ve çok hızlı bir değişim yaşanıyor. Hayatı algılayış biçimimizden izleme ve okuma alışkanlıklarımıza, hatta çalışma şeklimize kadar pek çok alanda dönüşüm geçiriyoruz. Tüm bu değişimlerin en büyük körükleyicisi olarak dijitalleşmeyi görüyorum. Yaşadığımız dijital dönüşümde sektörümüzün vizyonunu ortaya koyabilmek adına bir adım attık ve ilk mobil uygulamamız ÇİP’i hayata geçirdik.

Çimento sektörünün güncel bilgileri anlık olarak takip edebileceği sosyal bir platformun eksikliği epeydir üzerinde durduğumuz bir konuydu. Çimento İletişim Platformu (ÇİP) isimli ilk mobil uygulamamızı 2021 yılının başında, sektörümüzün 17.500 çalışanının kullanımına açtık. Hukuk ve endüstri ilişkileri, eğitim, iş sağlığı ve güvenliği, mesleki yeterlilik ile ilgili çalışmaların yanı sıra; kurumsal iletişim faaliyetleri, sektörel ve ilişkili istatistikler, vefat, atama gibi güncel duyurulara da ÇİP üzerinden anlık olarak ulaşılabiliyor. Uygulamamız, Google Play ve App Store üzerinden ücretsiz olarak indirilebiliyor.

Sektöre yeni bir soluk katan “ÇEİS Kültür-Sanat Buluşmaları” ndan da bahseder misiniz?
Pandemi sürecinde hepimiz sevdiklerimizden, sosyal hayatlarımızdan uzak kaldık. Moral ve motivasyonumuzu kaybetme noktasına geldiğimiz dönemlerden geçtik. Bu süreçte sektörümüze katkı sağlamak amacıyla, kültür sanatın ilham veren ve tazeleyen gücünden yola çıkarak “ÇEİS Kültür-Sanat Buluşmaları” serisine hayat verdik.

Bu seri, 2021 yılının Şubat ayında Profesyonel Rehber, Tarihçi ve Seyahat Yazarı Saffet Emre Tonguç eşliğinde tarihin sıfır noktası olarak adlandırılan Göbeklitepe’ye yaptığımız online gezi ile başladı. Hemen ardından, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda, dünyanın en güçlü eserlerinden Küçük Prens’in tiyatro uyarlamasını sektörümüzün en minikleriyle buluşturduk. Geride bıraktığımız Ramazan Bayramı’nda ise, evde geçen vaktimize tat katmak adına, usta tiyatro oyuncusu Haldun Dormen’in başrolünü üstlendiği Kibarlık Budalası oyununu sektörümüzün izlemesine sunduk.

Bu etkinliklerle yaklaşık 3.000 eve konuk olduk. Önümüzdeki günlerde de kültür-sanat tandanslı buluşmalarımız, farklı disiplinlerin önde gelen temsilcilerinin katılımlarıyla devam edecek.

ÇEİS olarak sektörün geleceğini nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiye’nin dünya markaları çıkarabilmesi için bu alanda neler yapması gerekiyor?
Sektörümüz, son dönemde artarak devam eden ihracattaki gücünü korumak ve iç pazardaki ivmesini artırmak adına yeni fırsatlara odaklanmalı.

2021 yılının ilk çeyreğinde yaklaşık 100 ülkeye çimento ihracatı gerçekleştirdik; Polonya ve Hırvatistan gibi 18 yeni ülkeye ihracat yapar hale geldik. Suriye pazarının da açılmış olması sektörümüz için oldukça önemli bir gelişme. Diğer yandan, tüm pazarlar arasında ABD hala en önemli pazarımız. 2021 yılı Ocak-Mart dönemine baktığımızda, geçen seneye kıyasla ABD’ye ihracatımızda %11’lik bir artış söz konusu. Açıklanan paketlerle birlikte, ABD pazarında 2022 ve 2023 yıllarında talebin daha da artacağını öngörüyoruz.

Yoğun emek ve uzun bir üretim sürecinden sonra elde edilen yükte ağır, pahada hafif bir ürün olan çimento, yapısı gereği lojistik maliyetiyle birlikte ihracata konu olabilecek bir ürün değil. Bu nedenle çimentonun üretildiği yerde tüketilmesi, optimum fayda sağlamak adına kaçınılmaz bir zorunluluktur. Farklı bir sorunuzda da bahsettiğim gibi, dünya pazarında bu denli önemli bir rol oynayan ve global arenada yeni fırsatlarla karşı karşıya olan sektörümüzün, gelecek dönemde yurt dışı pazarlarda güçlü ve yerel kaynakları verimli kullanan globalde yerel üreticiler çıkarabilmesi şarttır. Bu yolda adım atacak sektörümüz oyuncularının devletimiz tarafından desteklenmesi ve teşvik edilmesi de ülkemiz açısından faydalı olacaktır.