Teknolojik yenilikleri yakından takip eden Çimko Çimento Teknik Operasyonlar Direktörü Fatih AKTAŞ ile 2019 yılı yatırımlarını ve sektörde gelinen son durumu konuştuk.

Teknolojik yenilikleri yakından takip eden Çimko Çimento Teknik Operasyonlar Direktörü Fatih AKTAŞ ile 2019 yılı yatırımlarını ve sektörde gelinen son durumu konuştuk.

Sektörün öncü firmalarından SANKO Holding’e ait Çimko Çimento Fabrikası köklü bir geçmişe sahip. 24 yıldır “sürdürülebilir verimlilik” hedefi ile çalışan fabrika, son yıllarda yaptığı çevre ve enerji yatırımları ile dikkat çekiyor. 

SANKO Holding şirketlerinden Çimko Çimento olarak 24 yıllık köklü bir geçmişe sahipsiniz. Bize kuruluş hikâyenizden bahsedebilir misiniz? Mevcut tesisinizin kapasitesi nedir? Ciro, çalışan sayısı ve sektördeki konumunuzla ilgili bilgi verir misiniz?

Adıyaman Çimento Fabrikası’nın 1995 yılında özelleştirilmesiyle sektöre giren SANKO, 2007 yılı sonunda Narlı fabrikasını da devreye alarak büyümesini devam ettirmiştir. Sanko Holding kuruluşu olan Çimko, Adıyaman, Kahramanmaraş Narlı Çimento fabrikaları, Gaziantep paketleme tesisi, Kilis Paketleme tesisi ve bölgedeki 21 beton santrali ile sektörde ve bölgede söz sahibi olmuştur.

Narlı fabrikası 3.300.000 ton/yıl klinker üretim kapasitesiyle Türkiye’ nin tek hatta en büyük kapasitesine sahip tesislerindendir. Adıyaman fabrikası başlıca Petrol Kuyusu Çimentosu ve sülfata dayanıklı çimento olmak üzere özel ürünleriyle fark yaratan tesisimizdir.

Çimko fabrikaları 4.000.000 ton/yıl klinker ve 6.000.000 ton/yıl çimento üretim kapasitesine sahiptir.

Şirketimiz, çarpıcı yatırımları ve verimlilik arttıran alternatif uygulamalarıyla sektöre yön veren bir kuruluştur. Çimento ve klinker ihracatında önde gelen çimento şirketlerinden biridir.

Çimko Çimento olarak tesislerinizde sürdürülebilirliği sağlamak için yürüttüğünüz faaliyetler neler?

Şirketimizin ana hedefini “Mutluluk” olarak tanımlıyoruz. Çalışanların mutluluğu, sürdürülebilirliği sağlamak için en önemsediğimiz konu. Bu hedefin diğer tüm hedefleri kapsadığını düşünüyoruz ve görüyoruz. KPI listemizin en başında mutluluk var.

Çimko fabrikalarının fark yaratan tarafı,“Sürdürülebilir Verimlilik” hedefi doğrultusunda enerji verimli tesisler olmasıdır. Enerji verimliliği yani daha az enerji tüketerek üretim yapmak, üretim maliyetlerinin azaltılmasının yanı sıra çevrenin korunması manasında da fark yaratmamızı sağlamaktadır.

Çimko Narlı fabrikamız modern ekipmanlara sahip, proses mükemmelliği seviyesine ulaşmış operasyonlarıyla Türkiye’nin en düşük CO2 ve NOx emisyonlarına sahip fabrikasıdır. Özellikle NOx emisyonunda geldiğimiz nokta (<500 mg/Nm³) dünya çapında en iyi uygulamadır.

Son iki yıldan beri Narlı tesisimizde alternatif yakıt ve alternatif hammadde kullanımına başladık. Şu an için geldiğimiz nokta yakıt tüketimimizin %10’u seviyesindedir. Hedefimiz önümüzdeki 3 yıl içerisinde %40 ikame oranına ulaşmaktır. %10 ikame oranıyla dahi yıllık 80.000 ton atık bertarafı gerçekleştirdik.

Özellikle Adıyaman fabrikamızda özel ürünler üretimi konusunda bir hayli yol aldık. Güneydoğu Anadolu bölgesindeki fabrikamızda Petrol Kuyusu Çimentosu üretimi yaparak Türkiye ve dünyadaki müşterilerimize sunuyoruz. Derin kuyularda kullanılan bu özel çimento, üretim ve kalite hedefleri bakımından yüksek hassasiyet gerektiren bir üründür. Bu çimentoyu başarılı bir şekilde üretiyor oluşumuzu kalite bakımından geldiğimiz üst seviyenin de bir göstergesi olarak kabul ediyoruz. Kalite konusunda hedefimiz müşteriye her daim stabil kalitede ürün sunmak.

Sürdürülebilir Performans kapsamında önümüzdeki dönemde ağırlıklı olarak eğileceğimiz başlıca konular Endüstri 4.0 ve dijitalizasyon olacaktır. Üst yönetimimiz her konuda olduğu gibi bu konuda da bizleri yönlendirmekte ve desteklemektedir.

Son yıllarda yapmış olduğunuz çevre ve enerji yatırımlarınızla ilgili bilgi verir misiniz?

Biz enerji verimliliği adına yapılan yatırımları da çevre yatırımı olarak adlandırıyoruz. Son yıllarda yapmış olduğumuz Çevre ve enerji yatırımlarımız başlıca, Adıyaman’da otomasyon sistemi, NOx indirgeme sistemi, Narlı’ da 200 t/g kapasiteye sahip katı atık kırma-hazırlama tesisi, 200 t/g kapasiteli yaş atık çamur besleme sistemi, 12.000 t/g kapasiteli klinker soğutucu ve 7 MWh üretim kapasiteli ORC Atık Isıdan Enerji Üretim Tesisidir (WHR). Bunun yanısıra tüm tesislerimizde İSG mükemmelliğini amaçlayan yatırımlarımız hız kesmeden devam etmektedir.

Haziran ayında devreye aldığımız Organik Rankine Cycle (ORC) WHR sistemi, ülkemizde ilk kez kurulmuştur. Diğer benzeri tesislerde türbini su buharı çevirirken, ORC sisteminde organik bir sıvı ile bu işlem gerçekleşmektedir. 

CTP’nin Türkiye’de ilk Çimko Fabrikasında uyguladığı ORC teknolojisinin sağladığı avantajlar nelerdir?

ORC tesisini CTP firmasından tedarik ettik. 13 ayda tesis kurulumu tamamlanmıştır. Tesisin tüm ekipmanları istinasız Avrupa menşeilidir. Toplam elektrik tüketimimizin yaklaşık %12’sini bu tesisimizde üretiyoruz.

ORC sisteminin enerji üretim verimi su buharlı sitemlere kıyasla yaklaşık 2 puan daha yüksektir. Ayrıca, yaptığımız fizibilite çalışmalarında bakım harcamaları bakımından da önemli avantajları olduğunu belirledik.

ORC sistemi operasyon güvenliği bakımından da fark yaratmaktadır. Operasyonu için herhangi bir operatör istihdamına gerek duyulmamaktadır. Mevcut fırın operatörleri sistemi sadece takip etmektedir.

2019 yılı içindeki maliyet artışlarında gelinen son durumu sektör açısından nasıl değerlendiriyorsunuz?

Diğer sektörlerde olduğu gibi günümüz ekonomik şartları, özellikle enerji fiyatlarındaki artış çimento sektörünü de zorlamaktadır. Doğru işler yapmak, yeni yöntemler bulmak, farklı bakış açıları geliştirmek durumundayız.

Maliyetlerimizin %70’ini enerji oluşturmakta. Sektör enerji tedarikini ağırlıklı olarak yurt dışından yapıyor. Artan kömür ve elektrik fiyatlarının yanında, döviz kurundaki durum, pazardaki daralma çimento üreticilerini maliyet tasarrufu yapmaya, iş yapış şekillerini yeniden gözden geçirmeye zorlamaktadır. Alternatif yakıt, alternatif üretim yöntemleri, yenilikçi teknolojilerin kullanımı, özel ve yeni ürünlerin üretimi gibi konular sektör için olmazsa olmaz aksiyonlardır.

Çimento sektöründe özellikle genç yöneticilerin ve yönetici adaylarının önünü ve ufkunu açmanın, içinde bulunduğumuz durum ve sektörün geleceği açısından çok önemli olduğunu düşünüyorum. Geleneksel yönetim şekilleri bundan böyle yeterli değildir. Değişim şart! Yeni ve alternatif yöntemleri uygulayacak olanlar değişebilen ve/veya genç beyinler olacaktır.

Çimento sektörü uzun yıllardır süre gelen tecrübesiyle karşılaştığı zorlukları aşmayı bilen, çok güçlü bir yapıya sahiptir. Önümüzdeki dönemin şartlarına adapte olarak, Ar&Ge ve İnovasyona her zamankinden daha çok önem vererek içerisinde bulunduğu bu zor dönemi de aşacaktır.

Çimento sektöründe son yıllarda yaşanan önemli teknolojik gelişmeler, yenilikler nelerdir?

Son dönemde WHR yatırımları hız kazanmıştır. Ayrıca alternatif yakıt ve hammadde kullanımı için gerekli yatırımlarda sektörün diğer bir önceliğidir. 

Klinker kullanımının ve çevreye etkilerinin azaltılması adına alternatif ürünlerin üretilmesi hakkında çokça akademik çalışmalar ve endüstriye denemeler yapılmaktadır. LC3 (Limestone calcined clay cement) adı verilen kalsine edilmiş kil kullanımıyla üretilen çimento bu konuda başlıca örnek.

Diğer yandan CO2 Capture konusu da özellikle çevre ve alternatif yakıt olması bakımından son dönemde ilgi çekici yeniliklerden biridir. 

Önümüzdeki dönemde Endüstri 4.0 uygulamalarının sektörün yönünü belirleyeceği aşikardır. Dijitalizasyon, robotik aygıtlar, akıllı tesisler önemli teknolojik gelişmelerdir.

İş Sağlığı ve Güvenliği konusunda attığınız adımları anlatır mısınız? Bu konudaki politikanızın ana hatları nelerdir?

Ana hedefin Mutluluk olduğu şirketimizde, İSG konusundaki hassasiyetimiz kaçınılmazdır. Her iki fabrikamızda da Haziran ayında British Safety Council 5 yıldız denetiminden geçtik. Amacımız 5 yıldız hedefiyle motivasyonu sağlamak ve daha ötesinde İSG yönetimini alışılmışın dışında modern-bilimsel yöntemlerle yapmaya başlamaktı. BSC denetimi İSG yönetim şeklimizi bu manada sorgulamaktadır. Amacımıza da ulaştığımızı gözlemliyoruz.

ISG konusunda gerçekleştirdiğimiz en büyük başarımızın operasyonel mükemmellik olduğunu düşünüyoruz. İstatistiki olarak, beklenmedik arızaların yaşandığı, plansız bakımların yapıldığı, üretimin sekteye uğradığı ve buna karşılık acil müdahalelerin yapıldığı, fazla mesailerin yoğun olduğu çalışma alanları, iş kazalarının en çok yaşandığı ortamlardır. Fabrikalarımızda üretim ve bakım faaliyetleri planlı olarak yapılmaktadır.