TÜRKİYE DÜNYANIN EN SAYGIN ÇİMENTO ÜRETİCİLERİ ARASINDA YER ALIYOR

TÜRKİYE DÜNYANIN EN SAYGIN ÇİMENTO ÜRETİCİLERİ ARASINDA YER ALIYOR

Arkoz Madencilik A.Ş.
Ağrı Çimento Fabrikası
Genel Müdürü
Dr. Cengiz Çelik

Sektörün ihracat rakamları yükseliyorken, iç pazardaki satışlarda da azalma yaşanıyor. Sektörün ülkemize katma değer sağladığı da aşikâr. İç pazardaki satışlarınızı arttırmaya yönelik ne gibi stratejiler izliyorsunuz? Keza ihracatı arttırma noktasında 2020 yılından beklentileriniz nelerdir?

TİM verilerine göre çimento ve klinker ihracat istatistiklerine baktığımız zaman, 2018 yılında sektörümüzün klinker veya çimento ihracatı 13 milyon ton seviyelerinde iken, 2019 yılından 23 milyon seviyelerine yükseldiği görülmektedir. Bunun sonucunda sektörümüz, ülkemize 2018 yılı için 610 milyon dolar, 2019 yılı için 879 milyon dolara yakın ihracat geliri kazandırmıştır. Bu artışa rağmen çimento imalatı büyüme oranlarını incelediğimizde (TÜİK verileri), 2018 yılının başında %48 büyüme gözlemlenirken, 2019 yılı boyunca büyüme eksi olarak seyretmiş ve Aralık 2019 itibariyle %4,00 büyüme ile bir önceki yıla göre büyük bir düşüş izlenmiştir. Yani ihracatımız her ne kadar büyük bir ivme ile artmış olsa da iç piyasadaki azalma çimento imalatı büyüme oranlarını olumsuz yönde etkilemiştir. Tüm bu veriler iç piyasa çimento talebinin ne kadar etkili olduğunu göstermektedir.

Arkoz Madencilik A.Ş. Ağrı Çimento Fabrikası olarak, 2018 yılında faaliyete başladığımızda Türkiye Çimento Müstahsiller Birliği’mizin katkılarıyla sektörümüz verileri göz önüne alınarak bu daralma, beklentimiz dahilinde gerçekleşmiştir. İç pazardaki satışlarımızın arttırılmasına yönelik gerek bağlı bulunduğumuz TÇMB gerekse de bizler tarafından çeşitli stratejiler ile faaliyetler gerçekleştirilmiş ve gerçekleştirilmeye devam etmektedir. Bu bağlamda bu yıl birincisi Ankara’da düzenlenen Uluslararası Beton Yollar Kongresi, beton yolların ülkemiz için ne kadar önemli olduğu tekrar gözler önüne sermiştir. Asfalt için bitüm yerli kaynaklarımızın az olması nedeniyle ithal edilmesi, asfalt yol ile beton yol rehabilitasyon ve ilk yapım maliyetlerinde beton yolun avantajları ülkemizi beton yola teşvikini sağlamış ve Karayolları Genel Müdürlüğümüz tarafından “Beton Yollar Teknik Şartnamesi” hazırlanmıştır. Yine firmamız nezdinde emsal olması amacıyla fabrikamızı D100 karayoluna bağlayan yolumuz Silindirle Sıkıştırılmış Beton yol yapılmış ve bölgedeki tüm özel ve yerel kuruluşlar bu yol yapım çalışmasına davet edilmiştir. Bu konuda ülkemizin tüm bileşenlerinin duyarlı ve gerekli beton yol yatırımlarını başlatacağını ümit ediyoruz.

Bunun yanında geçirimli beton çalışması tarafımızca başlatılmış olup, otoparklar, alt geçitler, bisiklet yolları ve yaya yürüme yollarının, suyu bünyesinde tutmayan ve son derece çevreye duyarlı bu beton tipi ile yapılması için çeşitli etkinlikler yapılmış ve kamu kurum ve özel kuruluşlara konu hakkında bilgiler verilmesi sağlanmıştır.

Emlak sektöründe özellikle bölgede yaratmış olduğumuz istihdam ve kredi faiz oranlarının düşmesinin pozitif etki sağlayacağı kanaatindeyiz.

2020 yılı ocak ayı itibariyle Çimento İmalatı büyüme oranı ilk ay için %23 büyüme göstermiştir (TÜİK). Sektörümüzde bu bahsettiğimiz büyüme oranlarının ocak ayında olduğu gibi büyümenin devam edeceğini öngörüyoruz. Normal şartlar altında 2020 yılında iç piyasa satışlarının 2019 yılına göre %25 artacağını öngörüyorduk. Tabi ki bu değerlendirmeler bölgesel bazda farklılıklar gösterecektir. Örneğin; 2019 yılında iç satışta bölgemiz diğer bölgelere nazaran daha az bir daralma göstermiştir. Türkiye çimento sektörü genel olarak inşaat kolundaki büyümeye paralel olarak gelişme göstermektedir. İç piyasada faizlerin düşürülmesiyle inşaat sektöründe yaşanacak olan olumlu gelişmeler çimento iç piyasa satışlarını arttıracaktır. Bu beklentiler, dünyada Aralık 2019’dan beri yayılan sağlık sorunları nedeniyle değişiklikler yaratabilir.

Çimento sektöründe Türkiye’nin diğer dünya ülkelerine göre konumu ne durumda? Türkiye ile diğer dünya devletlerini sektörel olarak karşılaştırır mısınız?

Sektörümüzde Türkiye, küresel çimento tüketimi ve üretimi açısından dünyada çok önemli bir yere sahiptir. TÇMB Yönetim Kurulu Başkanımız Tamer Saka’nın da ifade ettiği gibi ihracatta özellikle ABD son 2-3 yılda Türkiye için büyük bir pazar haline gelmiştir. Sektörümüz, birinci önceliği kalite ve sürdürebilirlik olduğu sürece dünya çimento sektöründe en önemli ülkelerden biri olmaya devam edecektir. Şu an dünyanın en saygın çimento üreticileri arasında Türkiye en ön sıralarda yer almaktadır.

Avrupa’nın çimento sektöründe en çok ihracat yapan ülkesiyiz, yine dünyada çimento ihracatı yapan ülkeler listesinde her zaman ilk 5 sırada yer almaktayız. Özellikle en büyük çimento üreticisi olan Çin, konsolidasyona bağlı olarak, üretimini gün geçtikçe azaltmakta ve ithalatçı konumunda yerini alması beklenmektedir. Yaklaşık 70
fabrikada 19.000 kişi istihdam eden Türkiye çimento sektörü burada en önemli ihracatçı ülke konumundadır. Çimento, cam, seramik ve oprak ürünleri ihracatçıları birliği raporlarını incelediğimizde, bu verilere rahatlıkla ulaşabiliriz. Son dönemlerde dünya genelinde yaşanan sağlık sorunları (pandemi), çimento sektörüne de yansıyacaktır. Burada birinci önceliğimiz dünya genelinde insan sağlığıdır.

Ar-Ge, dijitalleşme ve inovasyon gibi kavramlar tüm dünyada iş dünyasının en fazla önem verdiği kavramlar arasında yer alıyor. Çimento sektörü iş dünyasının trendlerine uyum sağlayabiliyor mu? Dijitalleşme noktasında sektör ne durumda?

Birbirleri ile çok yakından ilişkili olan inovasyon ve Ar-Ge kavramlarını, sistematik bir çalışma ve bilimsel metotlar kullanılarak ortaya yeni ve gelişmiş çıktılar koymak veya var olan çıktıları ve süreçleri geliştirmek olarak ifade etmemiz mümkün. Küreselleşme ile beraber benzer üretim teknolojilerinin dünyanın çok farklı noktalarındaki
üreticiler tarafından kullanılabiliyor olması, tüketicilere benzer özelliklere sahip ürünlere daha uygun fiyatlara erişebilme imkânı sağlamıştır. Bu durum ise, tüm dünya üzerindeki rekabeti daha yoğun bir hale getirmiştir. Mikro boyutta işletmeler arasında ve makro boyutta ülkeler arasında oluşan rekabetin giderek yoğunlaşması ve rekabet avantajı elde etme isteği üreticileri, ürünlerinde ve süreçlerinde farklılık yaratacak faaliyetlere doğru yönlendirmektedir. Dijitalleşme ve inovasyon - Ar- Ge kavramları ile birleştiğinde yenilikçi ürünler, uygun maliyetler ve nihayetinde rekabette güçlü olma ilkesini beraberinde getirecektir. Bize göre tüm sektörlerde olduğu gibi çimento sektörünün de en önemli kavramları bunlardır.

Çimento dünyası iş dünyasında diğer sektörlerle birçok alanda farklı olmasına rağmen iş dünyasının trendlerine uymalıdır. Güncelleşmelidir. Bu soruya evet cevabını rahatlıkla verebiliyoruz. Sektörümüzün, teknolojik gelişimleri, enerji tüketimi daha düşük, daha çevreci, insan gücünden uzak tamamen dijitalleşme dediğimiz kavramı yeterince algılayabildiği kanaatindeyiz. Bu, her sektörde olduğu gibi sektörümüz içinde olmazsa olmaz kavramlar arasında yer almaktadır. Bu bağlamda Türkiye çimento sektörü gerek Müstahsiller Birliği koordinasyonunda gerekse de firma bazında ayrı ayrı gerekli çalışmaları yapmaktadır. Bu dönüşümde çimento sektörünü, ayak uydurma tabiri yerine öncü diye adlandırmamız daha doğru olacaktır. Bu noktada olduğunu düşünüyoruz. Bu bağlamda firma olarak Arkoz Akademi birimini kurarak önemli adımlar atmaktayız, Ar-Ge, Eğitim Kültür ve Sanat dallarında çalışmalar yapmaktayız. 2019 yılında 3 proje hayata geçirildi. 2020 yılında daha farklı projeler yürütülmektedir. Sektörümüzdeki diğer firmalar da bu konularda Ar-Ge birimlerinde önemli faaliyetler gerçekleştirmekte ve sürekli yenilenmektedirler.

2020 yılının ilk çeyreğini neredeyse geride bırakmak üzereyiz. 2020 yılı ile
ilgili öngörüleriniz ve beklentileriniz nelerdir?

İlk bölümdeki bahsettiğimiz istatistiksel verilere bakacak olursak umut dolu bir yıl beklentimiz var. Ancak 2020 yılının başından bu yana maalesef dünya genelinde yaşanan gelişmeler her ne kadar soru işaretleri yaratsa da beklentilerimiz olumlu yöndedir. İlk 6 ay ile ikinci altı aylık dilimde oldukça farklı tablolarla karşılaşabiliriz, bu tabloların hep olumlu yönde ilerleyeceğini düşünüyoruz.