Dr. Martin Schneider
CEO
VDZ
Dünyanın her yerinde klinker verimliliği yüksek çimentoların üretimi ve kullanımı, çimento ve betonun karbonsuzlaştırılmasında kilit rol oynamaktadır. Örneğin Almanya’da çimento üreticileri, son yıllarda ürünlerindeki klinker oranını belirgin şekilde düşürmeyi başarmıştır. Bu, özellikle ürünlerin ortalama klinker içeriğinin birkaç yıl boyunca nispeten sabit kaldığı göz önüne alındığında kayda değer bir başarıdır. Ancak CEM II/C çimentolarındaki bu atılım, 2024 yılı itibarıyla klinker oranının %66,7 seviyesine düşürülmesini beraberinde getirmiştir. Bu oran, tarihsel açıdan en düşük seviyelerden biri olmasının yanı sıra, çimento üreticilerinin iklim-nötr üretim süreçlerine ulaşma yönündeki kararlı çabalarını da ortaya koymaktadır.
Bu yenilikçi ve klinker verimliliği yüksek ürünlerin Alman pazarına hızlı bir şekilde sunulabilmesi için ulusal teknik onaylar alınabilmektedir. CO2 verimliliği yüksek yeni çimentolar için ise rekor sayıda onaya ulaşılmıştır.
Alternatif Yakıt Kullanımı ile Emisyon Azaltımı
İklim hedeflerine ulaşmanın bir diğer yolu, biyokütle içeren alternatif yakıtların fosil enerji kaynaklarının büyük bir kısmının yerine kullanılmasıdır; bu uygulama CO2 emisyonlarının önemli ölçüde azalmasını sağlamaktadır. 2024 yılında alternatif yakıtlar, Alman çimento endüstrisinin toplam yakıt enerjisi ihtiyacının yaklaşık %77’sini oluşturmuştur.
Bununla birlikte, CO2 emisyonlarının azaltılmasına yönelik tüm çabalara rağmen, mevcut süreçler kapsamında belirli bir emisyon miktarının önlenmesi mümkün değildir. Yerel endüstriyel katma değerin sürdürülebilirliğini riske atmadan iklim hedeflerine ulaşabilmek için, kaçınılmaz nitelikteki bu CO2 miktarlarının yakalanması, sonrasındaki depolama ve kullanımı için büyük önem taşımaktadır.
2024 yılında alternatif yakıtlar, Alman çimento endüstrisinin toplam yakıt enerjisi ihtiyacının yaklaşık %77’sini oluşturmuştur.
İklim-Nötr Çimento Üretimi Yolunda Karbon Yakalama Projeleri ve CO2 Altyapısı
Avrupa çimento endüstrisi bu alanda kayda değer ilerlemeler sağlamıştır. Örneğin, Alman ve Avrupalı çimento üreticileri, VDZ ile birlikte Avrupa Çimento Araştırma Akademisi (ECRA) bünyesinde tesis üreticileri ve diğer paydaşlarla yakın iş birliği içinde çalışarak, çimento fırınlarının baca gazlarından CO2’nin yakalanmasına yönelik yöntemler geliştirmektedir. Bu yöntemler, CO2’nin uzun vadede jeolojik veya mineralojik olarak depolanmasını (karbon yakalama ve depolama, CCS) ya da farklı amaçlarla kullanılmasını (karbon yakalama ve kullanım, CCU) hedeflemektedir.
Bu çalışmalar sonucunda, 2025 yılı itibarıyla önümüzdeki yıllarda iklim-nötr çimento üretimine ulaşma hedefiyle ondan fazla karbon yakalama projesi başlatılmıştır. Bu hedefin gerçekleştirilebilmesi için, CO2’nin kaynaktan nihai kullanım veya depolama noktalarına taşınmasını sağlayacak bir CO2 altyapısına ihtiyaç duyulmaktadır. Bu kapsamda VDZ, 2024 yılında yayımladığı bir çalışmada, çimento, kireç ve atık yakma endüstrilerindeki CO2 kaynaklarını birbirine bağlayabilecek bir boru hattı altyapısının nasıl oluşturulabileceğini ortaya koymuştur.
Çimento ve beton endüstrisi, muhtemelen tarihindeki en büyük dönüşüm sürecinden geçmektedir. Tüm değer zincirinin adım adım karbonsuzlaştırılması gerekmektedir. Farklı dönüşüm yolları incelendiğinde, klinker oranının düşürülmesi, alternatif yakıtların kullanımı ve CO2’nin yakalanmasına yönelik daha fazla araştırma ve standardizasyon ihtiyacı açıkça ortaya çıkmaktadır.
Bu bağlamda, yeni SCM’ler detaylı biçimde ele alınacaktır; klinker verimliliği yüksek çimentoların performansını anlamlı ölçüde artırabilmeleri için yüksek reaktiviteye sahip olmaları gerekmektedir. VDZ ve ECRA bu alanda uzun süredir öğütme teknolojilerine odaklanmaktadır. Bu yaklaşım, yalnızca yüksek esneklik ve düşük enerji tüketimi sunan modern öğütme devrelerini değil; aynı zamanda ultra ince öğütmeyi ve amaca özel, optimize edilmiş tane boyutu dağılımının oluşturulmasını da kapsamaktadır. Buna ek olarak SCM’lerin mekanokimyasal aktivasyonu daha geniş bir araştırma yaklaşımının parçası olarak ele alınmaktadır. Bu teknoloji geçmişte uçucu kül ve cürufun aktivasyonu için kullanılmışken, günümüzde killer veya potansiyel olarak reaktif diğer malzemelere de uygulanabilmektedir.
Karbon Yakalama Süreçlerinde CO2 Spesifikasyonları ve Standardizasyon Gereksinimi
Karbon yakalama tarafında ise VDZ olarak, CO2 spesifikasyonları ve bu spesifikasyonların karbon yakalama tesislerinde nasıl sağlanabileceği üzerine çalışmalar yürütmekteyiz. Karbon yakalama teknolojisi sağlayıcılarının karşılanması gereken belirli gereklilikleri bulunmakta; buna ek olarak, CO2 boru hattı işletmecilerinin talepleri de hâlihazırda oldukça yüksek düzeydedir. Bu noktada temel soru şudur: Boru hatlarının güvenli ve uzun vadeli işletimini garanti altına alırken, özellikle yakalanan CO2 başta olmak üzere gaz akımlarının ekonomik ve uygulanabilir şekilde arıtılmasını da mümkün kılacak makul spesifikasyonlar nelerdir? Bu alandaki tüm araştırmaların, açık ve yoruma kapalı spesifikasyonların oluşturulabilmesi adına, mümkün olan en kısa sürede ilgili standartlara uyarlanması büyük önem taşımaktadır.
Standartlar açısından, yeni Avrupa çimento standardı EN 197-1’in 2027’de yayımlanması planlanmaktadır. Bu, Yeni Yapı Malzemeleri Yönetmeliği’nin (CPR) gerekliliklerine uygun olarak hazırlanacak ilk uyumlaştırılmış ürün standardı olacak ve bu yönüyle pek çok diğer standart için emsal teşkil edecektir. Günümüzde pek çok klinker verimliliği yüksek yeni çimento ulusal düzeyde standartlaştırılmış olsa da uyumlaştırılmış yaklaşım Avrupa genelinde tutarlı ve ortak bir çimento standardı sağlayacaktır.
Klinker verimliliği yüksek çimentoların pazar payının artmasında beton standartları büyük rol oynamaktadır. Bu standartların ulusal düzeyde belirlenmesinin geçerli nedenleri bulunmaktadır; zira AB üyesi ülkelerdeki farklı yapı gelenekleri ve iklim koşulları göz önünde bulundurulduğunda, AB genelinde bir uyumlaştırma anlamlı olmayacaktır. Almanya’da yeni beton standardı DIN 1045-2:2023’tür ve bu standardın Teknik Yapı Yönetmelikleri (MVV TB) aracılığıyla yürürlüğe girmesi, özellikle CEM II/M, CEM V ve CEM VI çimentolarını etkileyen, klinker verimliliği yüksek çimentolar için yeni kullanım kurallarını şimdiden tanımlamaktadır. Sonuç olarak, bu kurallar, ulusal teknik onay süreçleriyle paralel şekilde pazar erişimini kolaylaştırmaktadır.
Standartlar açısından, yeni Avrupa çimento standardı EN 197-1’in 2027’de yayımlanması planlanmaktadır. Bu, Yeni Yapı Malzemeleri Yönetmeliği’nin (CPR) gerekliliklerine uygun olarak hazırlanacak ilk uyumlaştırılmış ürün standardı olacak ve bu yönüyle pek çok diğer standart için emsal teşkil edecektir.
Bilimsel Araştırma ve Akademik İş Birlikleri ile Bilgi ve Yetkinlik Gelişiminin Desteklenmesi
VDZ, çimento ve beton üretimi ile çevre koruma alanlarında bilim, teknoloji, araştırma ve geliştirmeyi teşvik etmeye kendini adamıştır. Bu çerçevede VDZ, üniversiteler ve çeşitli araştırma kurumlarıyla uzun süredir iş birliği yapmaktadır. İş birliği yapılan alanlar arasında beton teknolojisi, yapı malzemeleri, kimya mühendisliği, makine mühendisliği, kimya ve fizik gibi disiplinler bulunmaktadır.
VDZ, lisans ve yüksek lisans tezlerinin yanı sıra doktora çalışmaları için de imkânlar sunmaktadır. Bu akademik dereceler ilgili üniversitelerle iş birliği içinde elde edilmekte olup, VDZ genellikle çimento veya beton değer zincirinin pratik boyutlarıyla güçlü şekilde ilişkili araştırmalar için uygun bir çalışma ortamı sağlamaktadır.
Çimento sektöründe çalışmak için gerekli yetkinlikler hızla değişirken, VDZ hem Avrupa düzeyinde bir yetkinlik çalışmasının hem de Almanya ulusal düzeyinde benzer bir çalışmanın yürütülmesinde aktif rol üstlenmiştir. Bu çalışmalar, çimento endüstrisinin istihdam yapısına ilişkin kapsamlı içgörüler sunmakta; karbonsuzlaşma, dijitalleşme ve demografik değişim bağlamında gelecekte hangi beceri ve eğitim tedbirlerinin önem kazanacağını ele almaktadır.
Portföy; bireysel katılımcılara açık veya çimento üreticileri gibi firmalardan temsilci gruplarına özel olarak uyarlanabilen, çevrim içi ve yüz yüze seçenekleri içeren çeşitli eğitim programlarını kapsamaktadır. Program; proses mühendisliği, analitik yöntemler ve çevre koruma alanlarında geniş bir konu yelpazesini ele almanın yanı sıra, yenilikçi teknolojiler ve güncel sektörel gelişmelere odaklanan yeni eğitim formatlarını da içermektedir. Detaylı bilgi için https://vdz.info/seminars adresini ziyaret edebilirsiniz.




