Sürdürülebilirlik ve dijital dönüşümü odağına alan Siemens Türkiye, mühendislik ve teknoloji gücüyle enerjinin daha verimli kullanılmasına yönelik çözümler geliştiriyor. Sanayi, altyapı ve binalarda dijitalleşme odaklı yaklaşımıyla düşük karbonlu dönüşüme katkı sunan Siemens Türkiye, Enerji Verimliliği Haftası kapsamında enerji verimliliğinin iklim kriziyle mücadelede ve sürdürülebilir kalkınmadaki kritik rolüne dikkat çekiyor.
Enerji Verimliliği Haftası kapsamında açıklamalarda bulunan Siemens Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Hüseyin Gelis, “Dünya, iklim değişikliğinin yarattığı acil sorunlarla karşı karşıya. Bu dönemde dijital dönüşüm, yalnızca teknolojik bir adım değil, sürdürülebilirlik ve büyüme için önemli bir itici güç olarak öne çıkıyor. Yapay zekâ, IoT, bulut bilişim ve dijital ikiz gibi teknolojiler yalnızca operasyonel ve maliyet verimliliğini artırmakla kalmıyor, aynı zamanda çevresel koşullara gerçek zamanlı uyum sağlayabilen akıllı altyapıların temelini oluşturuyor. Siemens Türkiye olarak, enerji verimliliğini ve dijital dönüşümü değer zincirimizin her aşamasına entegre ediyor, enerji tüketiminin yüksek olduğu sektörlerde hayata geçirdiğimiz iş birlikleriyle enerji verimliliği ve dijital dönüşüme katkı sunuyoruz.” dedi.
“Dijital dönüşüm, sürdürülebilirlik için güçlü bir itici güç”
Enerji verimliliği ve dijital dönüşümün sürdürülebilirlik açısından taşıdığı öneme dikkat çeken Siemens Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Hüseyin Gelis, “Dünya, iklim değişikliğinin yarattığı acil sorunlarla karşı karşıya. Bu dönemde dijital dönüşüm, yalnızca teknolojik bir adım değil, sürdürülebilirlik ve büyüme için önemli bir itici güç olarak öne çıkıyor. Ancak bugün sürdürülebilirlik alanındaki en büyük risk, teknoloji eksikliği değil; kısa vadeli düşünme ve karar alma alışkanlıkları. Hükümetlerin, endüstri ve kurumların karbon salımını azaltmaya, kaynakları daha verimli kullanmaya ve belirsizlikler karşısında daha dayanıklı yapılar oluşturmaya odaklanması büyük önem taşıyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımızın bu hafta yaptığı ve ‘2030 vizyonu doğrultusunda Türkiye’nin enerjisini verimlilikle büyütme’ hedeflerini vurgulayan açıklama da ülkemizin bu konuya verdiği önemin en güçlü göstergelerinden biri olarak öne çıkıyor. Bu hedef doğrultusunda dijitalleşmenin, gerekli altyapının tasarımından işletilmesine kadar tüm süreçleri kapsayarak dönüşümü hızlandıran güçlü bir araç sunduğuna inanıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Dijitalleşmenin sürdürülebilirlik açısından sunduğu fırsatlara dikkat çeken Hüseyin Gelis, bu dönüşümün aynı zamanda önemli zorluklar barındırdığını vurgulayarak şunları söyledi: “Sürdürülebilirlik için dijitalleşme önemli bir adım olsa da aşılması gereken ciddi zorluklar bulunuyor. Bugün birçok altyapı sistemi uzun yıllardır kullanılıyor ve dijital teknolojilerle kolayca entegre edilemiyor. Bununla birlikte, verinin birçok noktada mevcut olmasına rağmen bu verinin bütünleşmiş, tutarlı ve güvenilir bir yapıda karar alma süreçlerine yansıtılamaması da önemli bir darboğaz oluşturuyor. Dijital yetkinlik ile sürdürülebilirlik bilgisini bir araya getirebilecek insan kaynağının sınırlı olması da bu süreci yavaşlatan önemli faktörlerden biri. Yatırım boşlukları ve kısa vadeli finansal bakış açıları, uzun vadeli sürdürülebilirlik faydalarının önüne geçebiliyor. Bütünleşmiş veri sistemlerinin eksikliği ise veri silolarına yol açarak dijital dönüşümün tüm potansiyelinden yararlanılmasını zorlaştırıyor. Tüm bu süreçlerin, veri gizliliği, siber güvenlik ve etik yapay zekâ gibi başlıkları kapsayan güçlü bir yönetişim anlayışıyla desteklenmesi büyük önem taşıyor.”
“Güçlü bir yönetişim anlayışı dijital dönüşümün ayrılmaz bir parçası”
Gelis, mevcut zorluklara karşın dijitalleşmenin sürdürülebilir verimliliği destekleyen stratejik bir kaldıraç sunduğunu vurguladığı konuşmasında “Yapay zekâ, IoT, bulut bilişim ve dijital ikizler gibi teknolojiler yalnızca operasyonel ve maliyet verimliliğini artırmakla kalmıyor, aynı zamanda çevresel koşullara gerçek zamanlı uyum sağlayabilen akıllı altyapıların temelini oluşturuyor. Bu dönüşüm, teknik bir güncellemenin ötesinde sürdürülebilirliği tasarımdan işletmeye, oradan da sürekli optimizasyona uzanan bir yaşam döngüsü olarak ele alan bütüncül bir yaklaşımı ifade ediyor. Kentlerin ve endüstriyel sistemlerin bu bakış açısıyla yeniden ele alınması gerekiyor. Bu nedenle kamu, özel sektör, akademi ve teknoloji sağlayıcılarının ortak bir vizyonla hareket etmesi, sürdürülebilir bir gelecek için kritik önem taşıyor. Dijital dönüşümün kalıcı etki yaratabilmesi için yalnızca teknolojiye yatırım yapmak yeterli değil. Ölçülebilirlik, sahiplenme ve hesap verebilirlik olmadan sürdürülebilir sonuçlardan söz etmek pek mümkün görünmüyor. Güçlü bir yönetişim anlayışı dijital dönüşümün ayrılmaz bir parçası” dedi.
Siemens Türkiye’den Enerji Verimliliğinde Somut Kazanımlar
Geçtiğimiz yıl hem kendi operasyonlarında hem de müşterilerinde önemli kazanımlar elde eden Siemens Türkiye, 2025 yılında, müşterilerinin operasyonlarında 148 bin ton CO₂ eşdeğeri emisyon azaltımına katkı sundu. Aynı dönemde hayata geçirilen enerji verimliliği projeleri sayesinde müşteriler için 448 adet enerji tasarruf önlemi ile 21,72 milyon avroluk tasarruf potansiyeli ortaya çıkarıldı.
Siemens Türkiye, proje bazlı çalışmalarının yanı sıra 2009 yılından bu yana sürdürdüğü Sertifikalı Enerji Yöneticisi eğitimleriyle, enerji verimliliği alanında nitelikli insan kaynağının gelişimine katkı sağlamayı sürdürüyor.
Siemens Türkiye Farklı Sektörlerde Enerji Verimliliğini Destekliyor
Siemens Türkiye, enerji tüketiminin yüksek olduğu sektörlerde hayata geçirdiği iş birlikleriyle enerji verimliliği ve dijital dönüşüme katkı sunuyor. Bu kapsamda Siemens Türkiye, petrokimya sektöründe, SOCAR Türkiye ile gerçekleştirdiği iş birliğiyle, Petkim’in Aliağa’daki tesislerinde enerji altyapısının modernizasyonuna katkı sağlıyor. Elektrik altyapısının yenilendiği ve dijital izleme–kontrol sistemleriyle desteklenen çalışmalarla, enerji kayıplarının azaltılması, güvenliğin artırılması ve üretim süreçlerinin daha verimli hale getirilmesi hedefleniyor.
Siemens Türkiye’nin Kardemir’de hayata geçirdiği elektrifikasyon ve otomasyon modernizasyonları ile dijital enerji yönetimi çözümleri, üretim süreçlerinde verimliliğin artırılmasına katkı sağlarken, kesintisiz ve güvenli enerji hedeflerini de destekledi. Bu çalışmalar, demir-çelik sektöründe dijitalleşmenin operasyonel etkisini somut biçimde ortaya koydu.





