Sanko Holding iştiraki Çimko, sürdürülebilirlik vizyonunu uluslararası düzeyde tescilleyerek Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi’ne (UN Global Compact) resmen katıldı. Böylece şirket, daha adil, şeffaf ve sürdürülebilir bir gelecek inşa etme yolundaki kararlılığını bir kez daha ortaya koydu.
UN Global Compact’ın insan hakları, çalışma standartları, çevre ve yolsuzlukla mücadele alanındaki 10 evrensel ilkesine uyum taahhüdü veren Çimko, bu kapsamda performansını düzenli olarak kamuoyuyla paylaşacak. Şirket, ilk “İlerleme Bildirimi Raporu”nu (Communication on Progress – CoP) Temmuz 2026’ya kadar sunacak.
Dönüşüm Yolunda Net Hedefler
Sürdürülebilirlik alanında çok yönlü bir dönüşüm sürecinden geçtiklerini söyleyen Çimko CEO’su Dr. Önder Kırca; “2023 yılında toplam 80 milyon TL’lik yatırımla alternatif yakıt kullanımı, yenilenebilir enerji projeleri, atık ısı geri kazanımı ve suyun yeniden kullanımı gibi çevresel etkiyi azaltan uygulamaları hayata geçirdik. Karbon ayak izimizi azaltmak için 2026 yılına kadar çimento üretiminde kullanılan klinker oranını %80’e, 2034’e kadar ise %70’e düşürmeyi hedefliyoruz. UN Global Compact’a katılımımız da sürdürülebilirliği kurumsal kültürümüzün merkezine yerleştirme kararlılığımızın bir göstergesi. Bu adımı, yalnızca çevresel etkilerimizi azaltmak için değil, aynı zamanda etik, kapsayıcı ve insan odaklı bir iş modeliyle tüm paydaşlarımıza daha fazla değer yaratmak için attık.” dedi.
UN Global Compact İlkeleriyle Uyumlu Kurumsal Yaklaşım
Çimko, UN Global Compact’ın insan hakları, çalışma standartları çevreve yolsuzlukla mücadeleye ilişkin ilkelerini kurumsal stratejisinin temel unsurlarından biri olarak kabul ediyor. Şirket, çalışan haklarını ve çeşitliliği gözeten kapsayıcı bir iş ortamı sunuyor; çevre dostu üretim modelleriyle karbonsuzlaşma sürecine katkı sağlıyor. Aynı zamanda iş sağlığı ve güvenliğini tüm operasyonlarının odağına alıyor ve etik ilkelere dayalı, şeffaf bir yönetim anlayışıyla hareket ediyor. UN Global Compact katılımıyla birlikte Çimko, sadece çimento sektöründe değil, aynı zamanda Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sunan öncü şirketlerinden biri olmayı amaçlıyor. İnsan haklarından çevreye, yönetişimden toplumsal katılıma kadar uzanan geniş bir çerçevede sorumluluk üstlenen şirket, geleceğe değer katan uygulamalarıyla yerel ve küresel düzeyde dönüşümün aktif bir parçası olmayı sürdürecek.




