“Küresel marka olabiliriz”

“Küresel marka olabiliriz”

Nevra Özhatay 65’ten fazla ülkeye ihracat yapan, Avrupa’nın 7 ülkesinde terminali bulunan, 2700 çalışanı ile geçtiğimiz yıl 1.5 milyar lira ciro yapan bir çimento devinin başında bulunuyor. Türk çimentosunun dünyada bir marka olması için, kalitesi tescillenmiş ürün geliştirmeyi, AR-GE ve inovasyon odaklı yatırımlar yapmayı markalaşma sürecinde ihtiyacımız olan temel unsurlar olarak görüyor. Çimsa Genel Müdürü Nevra Özhatay ile çimento sektörünü ve Çimsa’yı konuştuk.

Ciro, çalışan sayısı ve sektördeki konumunuzdan bahseder misiniz? 

Çimsa olarak, 1972 yılında Mersin’de ilk fabrikamızın kurulmasıyla başlayan serüvenimiz, iç pazarda Eskişehir, Kayseri, Niğde ve Afyonkarahisar’da bulunan entegre fabrikalarımız, Ankara Çimento Öğütme ve Paketleme Tesisimiz, Marmara ve Malatya Terminallerimiz, hazır beton tesislerimiz ile 45 yılı aşkın süredir devam etmektedir. Yıllardan gelen tecrübemiz, geniş ürün yelpazemiz ve yeniliğe açık çalışma anlayışımız ile gri çimento, beyaz çimento, özel ürünler ve hazır beton ürün gamımız ile Türkiye çimento ve yapı malzemeleri sektörüne öncülük etmekteyiz. Bugün geldiğimiz noktada, 2700’ü aşkın çalışanımızla birlikte elde ettiğimiz net kar 228 milyon TL; ciromuz ise 1.490 milyon TL olmuştur.

Aynı zamanda beyaz çimentoda sektörün lider şirketlerinden biri olarak İtalya, Almanya, İspanya, Romanya, Rusya ve K.K.T.C.’de bulunan 7 terminalimizle 65’ten fazla ülkeye ihracat yaparak, uluslararası alanda müşterilerimizin beklentileri ve sektörümüzün trendleri doğrultusunda hizmet vermekte; sektörümüzün farklılaşan ihtiyaçlarına hızlı ve güvenilir çözümler üretmekteyiz.

2017 şirketiniz açısından nasıl geçti? 

Geçtiğimiz yıl global piyasalarda ekonomik dalgalanmalar söz konusu olsa da inşaat sektörüne yönelik yatırımlar sayesinde, ülke ekonomimizin lokomotiflerinden olan çimento sektörü hem iç hem dış pazarda canlılığını koruyarak ülke ekonomisine doğrudan katkı sağlamıştır. Rakamlarla konuşacak olursak, 2017 yılında ülkemiz, toplam 12,7 milyon ton çimento ihraç ederek, dünyanın en büyük 5 çimento ihracatçısı arasında yerini almıştır. Ağırlıklı olarak Amerika, İsrail ve Suriye gibi ülkelere yapılan ihracat sayesinde sektörümüz, ülke ekonomisine 530 milyon Dolar döviz girdisi kazandırmış ve sürdürülebilir başarısını kanıtlamıştır.

Biz, Çimsa olarak, kurulduğumuz günden bugüne dek, gelişime açık bakış açımızla hareket ederek, sektördeki global oyuncu kimliğimizi geliştirmeye, öncü çalışmalara imza atmaya ve inovatif çözümlerin bir parçası olmaya odaklandık.

2017 yılında gerçekleştirdiğimiz yatırımlarımız neticesinde şirketimizi daha da ileriye taşıdık. Öncelikle 3 büyük fabrika yatırımımızı tamamladık. 2012 yılında Çimsa bünyesine dâhil ettiğimiz Afyon Çimento Fabrikasımızın Halımoru Köyü’nde inşa edilen en son teknolojilerle donatılmış, 1,5 milyon ton klinker kapasiteli yeni üretim tesisine taşınma sürecini tamamladık. Niğde Fabrikamızda yapılan ön ısıtıcı ve kapasite artırımı yatırımı sayesinde fabrikamızın üretim kapasitesini yaklaşık %80 oranında artırdık. 2015 yılının son aylarında Eskişehir Fabrikamızda başlayan yatırımımızın tamamlanmasıyla da mevcut durumda gri klinker üreten Eskişehir Fabrika I.üretim hattının hem gri hem beyaz klinker üretebilecek şekilde (convertible) modifikasyonunu gerçekleştirdik. Bu yatırım sonucunda, toplam klinker üretim kapasitemiz 1 milyon 565 bin tona yükselterek, uluslararası piyasadaki konumumuzu daha da güçlendirmeyi başardık.

Yurt içi yatırımlarımıza ek olarak, Amerika Birleşik Devletleri’nde “Cimsa Americas Cement Manufacturing and Sales Corp.” ünvanlı şirketimizin kuruluş sürecini tamamladık ve böylece ürünlerimizi tüketicilerimize doğrudan ulaştırma imkânına eriştik. Küresel ölçekte büyüme ve sektöre öncülük etme stratejimiz doğrultusunda attığımız bu adımlarla uluslararası ticaretteki payımızı daha da artıracağımıza inanıyoruz.

Bu yıla hangi hedeflerle girdiniz? Sektör ne kadar büyümüş olur, siz ne kadar büyümüş olursunuz? Yılın başındaki tahminleriniz ile yılsonunun örtüşeceğini düşünüyor musunuz? 

Biz her yeni seneye başlarken, bir önceki yıl yürüttüğümüz çalışmaları ve hedeflerimizi ne derece gerçekleştirdiğimizi ölçüyor; çalışma arkadaşlarımız ile birlikte yeni dönem yol haritamızı belirliyoruz. İçinde bulunduğumuz 2018 yılında da her zamanki gibi sürdürülebilir karlı büyüme stratejimizi devam ettirerek; yerel ve küresel arenada var olan uluslararası çimento ve yapı malzemeleri üreticisi kimliğimizi daha da güçlendirmek amacıyla hareket ediyoruz. Yürüttüğümüz yenilikçi çalışmalarla, pazarın ihtiyaç ve beklentileri doğrultusunda proaktif bir bakış açısıyla ürün ve hizmet geliştirmeye, ülkemize değer katacak yurtiçi ve yurtdışı yatırımlara, AR-GE ve inovasyondaki yetkinliğimizi kanıtlayacak çalışmalarımıza devam edeceğiz. Özellikle, gelişimine liderlik ettiğimiz beyaz çimentonun iç ve dış pazarlarda daha yoğun kullanılması amacıyla üstün nitelikli ürünler geliştirmeyi, dünyadaki teknolojik çalışmaları takip ederek sektörümüzü ileriye taşımayı ve böylece beyaz çimentonun daha geniş kitlelere hitap etmesine katkı sağlamayı hedeflemekteyiz.

Bu yıl ajandanızda en önemli konular nelerdi? Özellikle hangi konulara odaklandınız, odaklanıyorsunuz? 

Ülkemizde hızla gerçekleşen genç nüfus artışı ve buna bağlı olarak artan konut ihtiyacı, inşaat sektörünün önemini her geçen gün artırmaktadır. Kentsel dönüşüm projelerinin yoğunluk kazandığı günümüzde çimento, alt ve üst yapıların hammaddesi olarak önem taşımaktadır. Bu noktada inovasyon, ihtiyaca özel ürünler geliştirmek ve geleceğin yapılarını çağın gerekliliklerine ayak uyduracak şekilde inşa etmek adına en önemli parametre olarak karşımıza çıkmaktadır.

Biz Çimsa olarak, ürettiğimiz gri çimentonun yanı sıra beyaz çimento, kalsiyum alüminat çimentosu ve müşteri odaklı yaklaşımımızla geliştirdiğimiz özel ürünler ve uygulamalar neticesinde 65’ten fazla ülkeye ihracat yapan uluslararası çimento üreticisi kimliğine sahibiz. 2017 yılı şirketimiz açısından, özellikle Ar-Ge ve inovasyondaki yetkinliğimizi kanıtladığımız ve sektörde öncü kimliğimizi pekiştirdiğimiz bir yıl oldu. 2000 yılında Mersin’de kurduğumuz Çimento Araştırma ve Uygulama Merkezimiz Formülhane, T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından 2017 yılının Mart ayında tescillenerek, Türkiye çimento sektöründeki bakanlık onaylı ilk Çimento Araştırma ve Uygulama Merkezi oldu. Formülhane’de pazarın ve müşterilerimizin beklenti ve ihtiyaçlarını dikkate alarak, katma değeri yüksek özel ürünler geliştirip, iş ortaklarımızın hizmetine sunuyoruz. Aynı zamanda, uzun çalışmalar neticesinde geliştirdiğimiz “Çimsa - Formülün Adı” mobil aplikasyonumuz ile sektörde yeni bir ilke imza atarak, iş ortaklarımıza 7/24 çözüm ortağı olmayı hedefliyoruz. Akıllı telefonlara indirilebilen bu aplikasyon ile müşterilerimiz, bize diledikleri zaman ulaşabilecek, ürün gamımız hakkında bilgi sahibi olabilecek ve taleplerini iletebilecekler. 2018 yılında da, müşterilerimizin beklediği standartlara uygun ürünler geliştirmeye ve inovatif çözümler üreterek güvenilir bir iş ortağı olmaya devam edeceğiz.

KSS ve Sürdürülebilirlik anlamında ne tür çalışmalar yapıyorsunuz? 

Sabancı ailesinin bir ferdi olarak, yürüttüğümüz çalışmalar ve yenilikçi yaklaşımlar ile yaşadığımız topluma değer katmaya, özellikle bulunduğumuz illere katkıda bulunmaya özen gösteriyoruz. 2012 yılından bu yana gerçekleştirdiğimiz kurumsal sosyal sorumluluk projemiz “Yaz Çocukları” ile ülkemizin geleceği olan çocuklarımızın eğitimine destek olmak amacıyla Türkiye genelinde yüzlerce çocuğun zihinsel, duygusal ve fiziksel gelişimine katkıda bulunuyoruz. 7-12 yaş aralığındaki çocuklarımızı uzman eğitmenler ve pedagoglarla buluşturuyor, onlar için hem eğitici hem de eğlenceli bir yaz programı hazırlıyoruz. Program kapsamında yaratıcı drama, algı-dikkat çalışması, yaratıcı dans ve ritim çalışması gibi konularda kişisel gelişim dersleri verilirken; aynı zamanda basketbol, voleybol ve koordinasyon gibi aktiviteler fiziksel gelişimlerini de destekliyoruz. 7 yılda toplam 742 çocuğa ulaşan bu projemizi önümüzdeki süreçte de geliştirerek, sürdürmeyi hedefliyoruz.

Şirketimizin temellerini attığımız Mersin’de 2015 yılından beri yürüttüğümüz “Engelliler Haftası” projemiz kapsamında, Mersin Büyükşehir Belediyesi ve paydaşlarımızın da işbirliğiyle, ihtiyaç sahibi engelli vatandaşlarımıza akülü tekerlekli sandalye hediye ediyoruz.

Sürdürülebilirlik adına, uzun yıllardır başarıyla yürüttüğümüz raporlama faaliyetlerimize yeni bir boyut kazandırarak, sektörümüze örnek olarak bir Entegre Faaliyet Raporu yayınladık. Bu raporumuzda, finansal sonuçlarımızdan sürdürülebilirlik çalışmalarımıza dek tüm faaliyetlerimizi şeffaflıkla aktarıyor; çevre dostu ve kolay ulaşılabilir olması amacıyla elektronik ortamlarda paylaşıyoruz.

Biz, başarıyı sadece maddi kaynaklarla ölçmemeye özen gösterip; uzun vadeli ve geniş çaplı sosyal fayda yaratmanın da önemli olduğuna inanıyoruz. Şirketimizin tüm birimlerinde geliştirdiğimiz projeler, uygulamalar ve eğitim çalışmalarıyla iç iletişimimizi güçlendirmeyi, çalışanlarımızın gelişimine katkı sağlamayı ve sürdürülebilirliği kurum kültürü olarak benimsemeyi amaçlıyoruz.

Türkiye’nin birçok bölgesinde bulunuyorsunuz. Bu kadar büyük bir yapıyı yönetmek zor olmuyor mu? 

Bilindiği gibi beton ve çimento ürünlerinin uzun mesafeler arasında taşınması, gerek yüksek maliyeti gerekse üretim malzemelerinin dayanıklılığı ve güvenliği açısından zorlayıcı olabilmektedir. Biz de bu bakış açısıyla, fabrikalarımız ve hazır beton tesislerimizi stratejik lokasyonlara kuruyor, müşteri ve bayilerimize, ürünlerimizi etkin ve hızlı kanallar ile ulaştırıyoruz. Tüm tesislerimizin yönetiminde, işine son derece hâkim ve deneyimli çalışma arkadaşlarımız bulunuyor ve genel müdürlük olarak fabrikalarımızla sürekli iletişim halinde olmaya özen gösteriyoruz. Aramızdaki iletişimi daha aktif kılmak adına ise fabrikalarımıza yönelik paylaşım toplantıları düzenliyor; özel günlerde buluşmalar gerçekleştiriyor, böylece hep birlikte fikir alışverişinde bulunarak birbirimizden besleniyoruz.

Yurt içi yapılanmamızın yanı sıra, yurt dışı terminallerimiz ile de sürekli temas halinde çalışıyor, birbirimize 7/24 ulaşabiliyoruz. Şirketimizin sahip olduğu entegre yönetim anlayışı sayesinde, bu geniş yapılanmamızı bütünlük içerisinde yürütebilmeyi ve tüm birimlerimizin birbiriyle uyum içinde çalışmalarını sağlıyoruz.

Enerji verimliliğini artırmak için Çimsa olarak neler yapıyorsunuz? 

Son yıllarda küresel ısınma, iklim değişikliği ve doğal kaynakların tükenebilirliği gibi konuların küresel çevrelerde ön plana çıkmasıyla beraber, ülkeler ve şirketler sürdürülebilir kalkınmada enerji kaynaklarının hayati rol oynadığını fark ederek, bu alana daha fazla yatırım yapmaya başladılar. Biz, ekonomik, toplumsal ve çevresel açıdan sürdürülebilir değer yaratan, lider çimento şirketi olma hedefimiz doğrultusunda hareket ediyoruz. Doğal kaynakların gün geçtikçe azaldığı bir dünyada çevresel sürdürülebilirliği sağlamadan, arzu edilen ekonomik kalkınma seviyesine yükselemeyeceğimiz bilinciyle; atıklardan doğan çevresel etkilerin minimum seviyeye indirilmesine, karbondioksit emisyonlarının azaltılmasına ve alternatif yakıt ve hammadde kaynaklarının kullanımının artmasına katkıda bulunuyoruz. Bu bakış açısıyla, 2016 yılında sürdürülebilirlik, çevre, iş sağlığı ve güvenliği alanlarında 11 milyon Türk Lirası yatırım gerçekleştirdik. Geleceğe dönük bir şirket olarak, izlediğimiz enerji verimliliği politikası ve alternatif yakıtlardan enerji üretme başarısı ile sektörümüze öncülük ederken, C3E Platformu ile gerçekleştirdiğimiz işbirliği sayesinde dünya çapında yapılan temiz enerji yatırımlarını takip ederek, sürdürülebilirlik yaklaşımını katkı sağlıyoruz. Bununla beraber, dünya lideri çimento şirketleri tarafından kurulan ve en iyi sürdürülebilirlik stratejilerinin ve tecrübelerinin paylaşıldığı bir platform olan Çimento Sürdürülebilirlik Girişimi (CSI-Cement Sustainability Initiative)’ne katılan Türkiye’deki ilk ve tek çimento şirketi olarak, diğer üye şirketlerle ulusal ve bölgesel bazda bilgi ve deneyim paylaşımında bulunuyor; sürdürülebilirlik alanındaki en son gelişmeleri takip ederek, kendimizi her geçen gün geliştiriyoruz.

Çimento sektöründeki en önemli sorun sizce nedir? 

Dünya genelinde faaliyet gösteren birçok sektör gibi çimento sektörü de sağladığı birçok faydanın yanı sıra, üretim şeklinden kaynaklanan birtakım riskler barındırabilir. Biz Çimsa olarak, çevresel kaynakların doğru ve verimli kullanımının son derece önem taşıdığı bilinciyle hareket ediyor, paydaşlarımızı da bu konuda artı değer yaratmaya davet ederek, riskleri en aza indirmeye çalışıyoruz. Yaşam alanlarımızın inşasında kullanılan çimento üretim ve tüketim miktarını azaltmadan çevreye yatırım yapmak, ülkemizin ve dünyamızın sürdürülebilir geleceği açısından oldukça önemlidir. Yaptığımız yatırımlar sonucunda 2016 yılında brüt karbondioksit emisyon miktarımız 4,5 milyon olarak gerçekleşirken; spesifik toz emisyonumuz 19,1 gr/ton klinker olmuştur. Çevreye ve insana saygılı bakış açımız doğrultusunda AR-GE Merkezimiz Formülhane’de yürüttüğümüz çalışmalar ve yenilikçi çözümler ile yaşam kalitesinin ve çevrenin iyileştirilmesine katkıda bulunmaya devam edeceğiz.

Çimento ihracatını artırmak için yapılması gerekenler nelerdir, şirketler ve hükümet bazında? 

Türkiye genelinde 2017 yılında çimento üretimi, geçen yıla oranla %6,9 artmış ve bu üretimin yaklaşık %10’u ihraç edilmiştir. Ülkemiz çimento ihracatı ile Avrupa’da lider, dünyada ise dördüncü büyük üretici konumundadır. Bu bilgiler doğrultusunda, sektörümüzün küresel pazarda sahip olduğu gücü koruyabilmesi adına dünya çapında yürütülen yenilikçi çalışmaları takip etmek ve yeni işbirliklerine açık olmak büyük önem taşımaktadır. Çimsa olarak, şirketlerin küresel ölçekte başarıya ulaşacak sürdürülebilir yaklaşımlar benimsemesi gerektiğine inanıyor ve imza attığımız başarılar ile küresel arenada Türkiye çimento sektörünü başarıyla temsil ediyoruz. Bununla beraber, ekonomik büyümenin lokomotifi inşaat sektörüne yönelik hükümet teşviklerinin de sektörümüzün gelişimine son derece önemli katkılar sağladığına inanıyoruz.

Türk çimentosu dünyada bir marka haline geldi mi? Daha da güçlendirmek için neler yapılabilir? 

Türkiye, yüksek kalite standartlarında üretim yapabilme becerisi ile dünyadaki başarılı çimento üreticisi ülkeler arasında yer almaktadır. Dolayısıyla, yerel ve ulusal ölçekte üstün bilgi birikimi ve deneyime sahip olmamızın yanı sıra, küresel marka olabilme potansiyelimiz de oldukça yüksektir. Kalitesi tescillenmiş ürün geliştirmek, AR-GE ve inovasyon odaklı yatırımlar yapmak ve ülkemiz için katma değer yaratmak, markalaşma sürecinde ihtiyacımız olan temel unsurlardır.